İki Profesör, İki Linç: Bir yargı paketi, bir kenevir düzenlemesi ve senaryo aynı

Türkiye’de ne zaman toplum lehine bir eşik aşılmaya çalışılsa, ne zaman bilim, hukuk ve kamu yararı aynı çizgide buluşsa, aynı refleks devreye giriyor. Önce hedef seçiliyor. Sonra algı üretiliyor. Ardından medya eliyle bir kaos iklimi inşa ediliyor. Son perde ise tanıdık: itibarsızlaştırma, linç ve geri adım.
Bu bir tesadüf değil. Bu bir yöntem.

Bu köşe yazımda anlattığım iki ayrı olay, bu yöntemin nasıl işlediğini bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Biri 10. Yargı Paketi sürecinde Prof. Dr. Ahmet Akın üzerinden kurulan senaryo, diğeri ise tam kenevirin tıbbi kullanımının önü açılacakken Prof. Dr. Dilek İnan’ın hedefe konması.

İki isim farklı, alanlar farklı, yöntem ise aynı.

10. Yargı Paketi kapsamında ele alınan taslak, LGBT (EŞCİNSEL) propagandası, biyolojik cinsiyet, cinsiyet değiştirme ameliyatları ve sembolik evlilik törenleri gibi konularda uzun yıllardır devletin görmezden geldiği sorunlara sınırlı da olsa müdahale etme iradesiydi. Taslak sızar sızmaz, eş zamanlı bir medya kampanyası başlatıldı. Aynı manşetler, aynı kavramlar, aynı korku dili. Ardından, Prof. Dr. Ahmet Akın ismi servis edildi. İddialar sosyal medyadan üretildi, doğrulanmadan yayıldı, yargı yerine algı devreye sokuldu.
Amaç açık ve netti: Bir kişiyi hedef alarak, bir düzenlemeyi akamete uğratmak.

İşte 2025 Mart ayında yaşananları hatırlamak ve detayları görmek için tıklayabileceğiniz bağlantı linki:

http://muhammetbinici.com.tr/lgbt-escinsel-yasasi-degisiyor-turkiyenin-gelecegini-sekillendirecek-duzenlemeler-medya-manipulasyonlari-ve-siyonist-oyunlar/

Bu senaryonun birebir benzerini bugün kenevir meselesinde görüyoruz. Tıbbi kenevirin eczanelerde satışına ilişkin yönetmeliğin hazırlanacağı bir dönemde, yıllarını Almanya’da bilime adamış, onkoloji alanında çalışmış, kendi hayatını bilimle kurtarmış bir akademisyen, Prof. Dr. Dilek İnan, bir anda hedef haline getiriliyor.

Oysa Prof. Dr. Dilek İnan’ın anlattıkları ideolojik değil, bilimsel. Kenevirle hayata tutunmuş bir hekimin tanıklığı, Türkiye’nin kaçırdığı yılların acı bir özeti. Almanya’da reçeteyle kullanılan bir tedavi yöntemi, Türkiye’de hâlâ tartışma konusu. Orada veri konuşuyor, burada korkular.

Prof. Dr. Dilek İnan’ın Almanya’da yıllar önce “akıllı ilaçlar” konusunda yaptığı açıklamalar, küresel ilaç sektörünün çıkarlarıyla örtüşmedi. Bu açıklamaların ardından İnan, uluslararası ilaç lobisinin hedefi haline geldi ve yoğun bir sosyal medya linciyle karşı karşıya bırakıldı. Bu süreçte, yaptığı paylaşımları sosyal medyadan kaldırmak zorunda kaldı ve bilimsel çalışmalarına ciddi biçimde müdahale edildi. İnsan........

© Milli Gazete