Çifte standardın sessiz kurbanları! Onlar için nara at, otizm ve Down sendromu için üç maymunu oyna!

Bu ülkede bir köpeğe zarar geldiğinde sosyal medya ayağa kalkıyor. Günlerce kampanyalar yapılıyor, etiketler açılıyor, meydanlarda sloganlar atılıyor. Vicdanlar kabarıyor.

Peki ya otizmli bir çocuk zarar gördüğünde?

Peki ya özel gereksinimli bir çocuk kaybolduğunda, istismar edildiğinde?

Aynı kalabalığı görebiliyor muyuz?

Sokak hayvanları için gösterilen duyarlılığı neden bu evlatlarımız için göstermiyorsunuz? Merhamet bölünmez. Ama insan sormadan edemiyor: Bu toplum kendi çocukları için neden aynı sesi çıkaramıyor?

Bir yanda sağlıklı doğmuş bebeğini çöp konteynerine bırakan annelerin haberleri…

Diğer yanda ise ömrünü özel gereksinimli evladına adamış anneler.

Sadece tek bir soruyla yaşayarak:

“Ben öldükten sonra çocuğum ne olacak?”

Otizmli bir çocuğun annesi olmak, bitmeyen bir nöbete benziyor.

“Biraz dinleneyim” deme lüksü yok.

Evladı için saçını süpürge eden bir anne Hediye Kutat anlatıyor: “Otizmin ilaçla değil eğitimle desteklenebileceğini öğrendiğim gün hayatım değişti. Mesleğimi bıraktım.”

Yasemin Beydağı Kubilay’ın annesi şöyle diyor: “Uzmanlar haftada 40 saat eğitim........

© Milli Gazete