We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Antroposen çağ ve Paris Anlaşması: Küresel ısınmanın maliyeti kime çıkacak?

9 0 0
24.09.2021

Küresel ısınma 1992 Rio Dünya Zirvesi’nden beri uluslararası siyasetin gündeminde. 1997’de imzalanan Kyoto Protokolü, ekonomisi fosil yakıtlara bağlı olan ülkelerin direnci sebebiyle başarılı olamamıştı. Elektrik santrallerinden atmosfere her yıl 2,5 milyar ton karbon salan ABD, Kyoto’ya zaten imza atmamıştı. Ancak 2015 yılında 190’dan fazla ülke küresel iklim kriziyle mücadele etmek üzere Paris Anlaşması’nı onayladı. 2020’de anlaşmadan ayrılan ABD, 2021’de yeniden katıldı. Bu açıdan üzerinde en fazla ülkenin uzlaşma sağladığı anlaşma olduğu ifade ediliyor. Anlaşmayı İran, Irak, Libya, Eritre, Yemen ve Türkiye onaylamadı. Türkiye, 2015’te anlaşmaya imza atmış ama Meclis’ten geçirmemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’de yaptığı konuşmada, Ekim ayında anlaşmayı onaylamak üzere Meclis’e göndereceklerini ifade etti. Paris Anlaşması’nın ana hedefi küresel sıcaklık artışını Sanayi Devrimi öncesi döneme göre 2oC altına çekmek, hatta 1,5oC seviyesinde tutabilmek. Fosil yakıtlara bağlı üretim faaliyetlerini ve sera gazı emisyonunun azaltmak, yenilenebilir enerjileri kaynaklarının kullanımını artırmak ve bunlara uygun iş alanları yaratmak, zengin ülkelerin yoksul ülkelere “iklim finansı” vererek küresel ısınmayla ilgili değişikliklere uyumunu sağlamak Paris Anlaşması’nın öngördüğü hedefler arasında.

Küresel ısınma ve iklim krizi söyleminin daha çok ekonomik faaliyetlerle ilişkilendirildiğini biliyoruz. Paris Anlaşması’nın öngördüğü hedefler de bunu doğrular nitelikte. Ancak Paris Anlaşması’nın sadece ekonomik değil, sosyal ve felsefi bir dönüşümü beraberinde getireceğini belirtmemiz gerekir. Bu “sosyal ve felsefi dönüşüm” kısmını açmak istiyorum. Bunun için Paul Krutzen’in 2000 yılında popülerleştirdiği “Antroposen” kavramına ve onun posthümanizmle ilişkisine değinmemiz gerekiyor.

Antroposen Çağ’ı: Suçlu İnsan!

Nobel Kimya Ödülü sahibi Paul Crutzen, 2000 yılında Eugene F.Stoermer ile Globale Change Newsletter’da kaleme aldığı “The Antropecene” başlıklı makalede dünyanın Antroposen adını verdiği yeni bir jeolojik zaman dilimine girdiğini öne sürdü.........

© Milli Gazete


Get it on Google Play