We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yol adım atmayı icbar eder beklemeyi değil

5 0 0
22.08.2021

Ağır ağır terk eder. Köke yakın oturan mekânı.” (Friedrich Hölderlin) İnsan, bazen şaşkınlığını gizleyemiyor ve haliyle kendine soruyor, acaba huzursuzluğun içinde kaynadığı kaç kişi var? Gidişattan huzursuz olan kimler var? Umudu, hayal kırıklıkları yaşayan kaç kişi var? Bu akış içerisinde kimlerle aynı gezegendeyim diye insan kendini sorguluyor. İnsan farkına varıyor ki artık bir yerden sonra sözcükler, sloganlar bile bırakıp gidiyor. İki mırıltının arasında var oluyorsunuz ya da yok oluyorsunuz. Artık rasyonel düşünme melekelerinin pek bir kıymetinin kalmadığı bir zeminde; insan için düşünmenin, anlamanın zahmetli ve yorucu bir hale geldiği bir sürecin içerisinden geçerken yorgunlukla beraber Dostoyevski’nin dediği gibi: “Ne kadar çok anladıysam o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım.” Kocaman bir oyuncağa dönüşen koskoca bir yığınının altında kalmış bir topluluk içerisinde her yerden aynı sızı yükselirken, sadece beklemeye bütün her şeyini yatırmış olanların ve eylemsizliğe yüklenenlerin keyfi yerinde olmalı diye düşünüyor insan.

Her şey, “Yorgun düşmüş bir cesaret ve koca bir hasret” diyen Rilke’nin dizeleri gibi. Kimsenin bir adım atacak hali ve düşüncesi yok, koskoca yolu tüketmiş gibi birbirinden başka uğraşacak bir şeyi kalmamış, kendine benzemeyene duyduğu öfkesinden başka sermayesi olmayan bir topluluğun bugünü zaten kaybolmuştur. Geçmiş ise sürekli dejenere edilerek bozulan bir........

© Milli Gazete


Get it on Google Play