menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sofradan eksilen hayat

41 0
30.06.2026

Her kriz, bu ülkede önce sofraya uğruyor. Ekmekten bir dilim, peynirden bir parça, çocuğun beslenme çantasından bir meyve eksiliyor. Ardından sıra hayata geliyor. İnsanlar sadece daha az tüketmeye başlamıyor; daha az yaşamaya da mahkûm ediliyor. Bir tiyatro bileti erteleniyor, alınamayan bir kitap unutuluyor, doktora gitmek bekletiliyor, çocukların hayalleri "şimdilik olmaz" cümlesine teslim ediliyor.

Bugün gelinen noktada mesele yalnızca pahalılık değildir. Mesele, hayatın giderek daralmasıdır. İnsanların çalışma azmi değil, yaşama sevinci törpülenmektedir. Çünkü ne sofraya konulan lokma ne de cüzdana giren para, artık hayatı asgari bir düzeyde sürdürebilmeye yetmektedir. Daha acı olan ise bütün bunların sanki kimsenin gündeminde olmamasıdır.

Siyasetin dili başka şeylerden bahsediyor. Bürokrasi başka hesapların peşinde koşuyor. Günlerce ekranlarda tartışılan yapay gündemler arasında vatandaşın mutfağına, kira derdine, çocuklarının eğitimine, geleceğe dair kaygılarına ayıracak birkaç dakika bile bulunamıyor. Oysa devletin varlık sebebi de siyasetin meşruiyeti de en başta vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır.

Bugün toplumun önemli bir kısmı, geçim sıkıntısını konuşmaktan bile yorulmuş durumda. Çünkü aynı cümleler tekrar ediliyor, aynı vaatler sıralanıyor, aynı sorunlar büyüyerek devam ediyor.........

© Milli Gazete