menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kumaşı Sağlam Bir Hikâye: Alperen

9 0
previous day

Alperen’in inancı, azmi ve cesaretiyle Houston seriye tutundu. Dün gece oynanan 5. maçı kazanarak seriyi 3-2’ye getirmeleri, sadece bir skor değişimi değil; aynı zamanda bir karakter beyanıydı. Bu geri dönüşü, 4. maç öncesi yaptığı konuşmanın sahadaki karşılığı olarak okumak mümkün. Liderlik bazen istatistiklerle değil, kırılma anlarında söylenen sözlerin takıma nasıl sirayet ettiğiyle ölçülür. Alperen tam da bunu yaptı. 3. maçta sergilediği olağanüstü performansa rağmen, çaylak Sheppard’ın hatalarıyla kaybedilen o trajik karşılaşmanın ardından gelen eleştirileri olgunlukla karşılaması ise onun zihinsel dayanıklılığını ortaya koydu. Genç yaşına rağmen bu kadar yoğun baskıyı absorbe edebilmek, yalnızca yetenekle açıklanamaz. Bu, karakter meselesidir. Ve Alperen’in “kumaşı” tam da burada kendini ele veriyor: Kırılmadan eğilebilmek, geri çekilmeden yeniden yüklenebilmek.

Takımı son an zaaflarından kurtarması ve liderlik etmesi için kadroya dâhil edilen KD’nin, kritik anlarda sorumluluktan kaçınan görüntüsüyle gölgede kalması ise ironik bir tablo oluşturuyor. “Yıldız” olarak getirilen bir oyuncunun, maskesinin altından çıkan sosyal medya canavarı ve kaçak güreşerek alması gereken rolü almaması; buna karşılık genç bir oyuncunun inisiyatif alarak oyunun merkezine yerleşmesi… Bu, sporun en saf gerçeğidir: Sahada isimler değil, cesaret konuşur. Alperen, bu anlamda artık sadece “gelecek vadeden” değil, doğrudan oyunun ağırlığını taşıyan bir figür hâline gelmiş durumda. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki, koç Ime Udoka’nın dahi yükünü sırtlayan bir oyuncu görüntüsü veriyor. Bu, abartılı bir övgü değil; aksine, sahadaki organizasyon, tempo ayarı ve takım içi........

© Milli Gazete