Bozkırın Vicdanı |
Neşet Ertaş’ı yalnızca büyük bir halk ozanı, güçlü bir saz ustası ya da bozkırın sesi olarak tanımlamak eksik kalır. O, Anadolu’nun yüzyıllar boyunca biriktirdiği ahlâkı, sevgiyi ve insan anlayışını türkü formunda bugüne taşıyan bir vicdan dilidir. Onun sözleri, melodiden önce insanın içini titreten bir hakikat taşır.
“Gönül kimi severse, aşk onda güzeldir” derken, estetiği dış görünüşten alıp iç dünyaya yerleştirir. Güzel olan şey nesnede değil, gönlün yöneldiği yerdedir. Bu bakış, Neşet Ertaş’ı popüler bir sanatçının ötesine taşır; onu Yunus Emre’den, Pir Sultan’dan süzülüp gelen irfan zincirinin modern bir halkası hâline getirir.
Neşet Ertaş’ın dünyasında gönül, romantik bir duygu alanı değildir; ahlâkın ve imanın terazisidir.“ Sevgi dünyasına yalan girmez, gönülden sevmeyen Hak’ka eremez” sözü, sevgiyle inanç arasındaki bağın ne kadar sahici kurulduğunu gösterir. Onun dilinde iman, yüksek sesle dile getirilen bir iddia değil; incitmemek, utanmak, merhamet edebilmek gibi gündelik tutumlarla sınanan bir hâlidir.
Bu nedenle Neşet Ertaş, sevgiyi yalnızca bireysel bir his olarak değil, toplumsal bir sorumluluk olarak da görür. “Sevişmek ibadettir, sevgi imandır” derken, aşkı kutsallaştırmaz; hayatı........