menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Köleliğin alfabesi hürriyetin alfabesi

29 0
28.07.2026

Üniversitede bir kısım öğrencilerin yöneticisi olan Mustafa, okulu bitirdi.

Teknik okulun mezuniyet töreninde bana da konuşma zamanı ayırmışlar.

Sıra bana gelince ve ben konuşmaya başlarken dekan bey, yerinden kalktı, iki üç adım attı, beni lise ve üniversite yıllarından beri tanıyan profesör (daha sonra AKP’den Milletvekili de oldu), dekan beyin yanına gitti, kulağına bir şeyler söyledi.

Ne söylediğini daha sonra bana anlattı: “Beş dakika dinleyelim, sonra beraber kalkalım” demiş.

Dekan bey sonuna kadar dinledi ve tokalaşmayı da ihmal etmedi.

İşte o Mustafa, memleketi Erzurum’a tayini çıkınca bana telefon ederek Erzurum’a konferans için davet etti.

Ben de ona, “Erzurum serhat şehrimiz, yiğidi boldur. Ayrı ayrı faaliyet gösteren Ülkücüleri ve Nurcuları da davet edenler arasına katarsan, sen Milli Görüşçüsün, üçünüzün davetlisi olarak gelirim ve ben onların da seninle beraber çalışmalarını sağlamaya çalışacağım” dedim.

Ve bu birliği sağladık, 13 Haziran 1988 yılı Pazartesi günü akşamı, saat 20.00’de, Devlet Kütüphanesi salonunda, “Köleliğin Alfabesi Hürriyetin Elifbası” isimli konferansımı, tek din olan İslam’ın, üç ayrı koldan hizmet veren değerli insanların emek verdikleri üniversite öğrencilerine konuşmuştum.

Herhalde konuşma iyi geldi ki o günlerde doçent olan bir zat, bana, “Yarın, İstanbul’a dönme. Yarın akşam bu üç gurubun öğretim üyelerine de benim evimde konuş ve sabah uçağıyla seni İstanbul’a gönderelim” dedi, kabul ettim ve ayrı ayrı duran, kendi gurubundan olanlarla bir araya oturan bu çok çok değerli hocalarımızı “ayrılık”, “barış”, “kaynaşma”, “birleşme”… gibi kelimeleri kullanmadan kaynaştırdığım kanaatine varınca konuşmayı bitirdim ve dağılmalarını sağladım.

Nasıl yaptığımı ayrıca anlatmam gerekir.

Konferanstan bölümler:

İnsanoğlunun katıldığı ilk seçimde seçtiği Rabbidir.

Ve o seçimde, oyunu belli eden şey, “Bela” ke­lime­sidir.

Katılma oranı yüzde yüz olup, kabul: “Bela” da yüzde yüz olduğundan, kıyamete kadar Rab’lık id­dia­sına kalkan fanilerin zorla yaptırdıkları se­çimleri de ge­çersizdir.

Ruhlar âleminde insanın ilk duyduğu isim, “Rab” ismi celalidir.

Rabbimiz bütün........

© Milli Gazete