Kim özgür, kim köle?

Karşındakine bakma, kendine bak.

İç dünyanda doğru kabul ettiklerin, senin kendi buldukların mı yoksa senin gibi birilerinin “bu doğru, bu yanlış” deyip dayattıkları mı?

Esaret/kölelik, “İnsanın kendi iradesinin dışında, birileri tarafından hareketlerinin kısıtlanması halidir” diye tarif edilir.

Kişinin hapse atılmasını da esaret olarak tarif ederler.

Ama öyle haller olur ki, kutsal davası uğrunda hapsedilen mücahit, onun hapsine karar verenden, onun hapisten kaçmasını engellemek için gönüllü bekçilik yapanlardan daha özgürdür.

Gazze’de yıkılan evinin gölgesini bile kendisine yasak yapan ABD ve AB yöneticileri mi daha özgür, yoksa harap haldeki yolda iftar yapan Gazzeli Müslümanlar mı?

Müslüman’ın teni hapiste ama onun bağlı olduğu ayetler kâinatın/evrenin yaratıcısı tarafından indirilmiştir.

1400 yıl önce “Ramazan ayında oruç tutunuz” emri, Müslüman’a helal olan bazı maddelerden uzak kalmasını, esaret değil, yaratanına yakın olma olarak kabul ediyor.

O Müslüman’a Kelime-i Şehadet’i/Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten, donatan… yoktur; Muhammed de O‘nun kulu ve elçisidir” diyeni, Allah’ın emir ve yasaklarına uymayı isteyen ve yaşamaya çalışanı yasaklayan, yasaklara uymadığı için Yusuf aleyhisselam gibi hapse atılanın yalnız teni esir/mahkûm.

Onu hapse atanın her tarafı, teni, canı, ruhu, kâfirlerin koyduğu kanun........

© Milli Gazete