menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendimizi kandırmayalım

26 0
30.09.2026

Akıl teri ile kazananlar var, alın teri ile kazananlar var.

Kazancın helal veya haramlığı, yaptığı işin meşruluğuna göredir.

Meşru olan şey İslam’ın koyduğu kurallara uygun olandır.

Kendi koydukları sömürü kanunlarına uygun olarak çıkarılan kanunlara uygun olanlara da “meşru” demek yerine “kanunidir/yani kanuna uygundur desinler ve İslam’ın mübarek meşru kelimesini kirletmesinler.

Batı’nın sömürü kanununda, bilime aykırı olarak, dünyadaki bütün doktorların onayıyla içkilerin her türünün insan vücuduna zararlıdır” demesine rağmen kendi çıkarları için “meşrudur” demesinler, “kanunidir” desinler.

Batı’nın bütün şehirlerinde, aldığı maaş yetmeyen birçok kadın ve onlara özenen bazı erkekler de boş zamanlarında kanuna uygun olarak kendilerini satarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar.

Uyuşturucunun her türlüsünün kanunlarla yasak olduğu günlerde kanun çıkaranların da çoğunluğu uyuşturucu kullanmaya başlayınca “Ülkenin yarıdan fazlasını hapse atarsak kapitalistlerin iş yerlerinde çalışacak adam bulamayız” diyerek, uyuşturucu kullanmayı serbest yaptılar, bir gün önce kanuni olmayan, şey bir gün sonra kanuni oluverdi.

1980 darbesinde sağcı ve solcuların bir adım önde olanlarının hapse atıldığı günlerde zabıta müdürü de komünistlikten hapse atılmış, altı ay sonra tahliye edilmiş, görevinin başına oturmuş.

Geçmiş olsun demeye gittim, biraz sohbetten sonra “Bak, sen........

© Milli Gazete