Dost Yüzü Gönül Cilası
Gün görünce, gül görünce, güzel güzel yaşantılı insanlar görünce insanın gözü parlar, gönlü hoş olur, teni tazelenir.
Hani etrafta grip salgını olduğunda gribe yakalanacakların teninde bir ağırlık olur ya, işte bende de böyle bir ağırlık varken, Mersin’in Mut ilçesinden AGD başkanı sohbet için Mut’a davet edince hemen kabul ettim.
Dün akşam Mut’ta idim. Hafifledim. İçim içime sığmaz oldu.
Canım uçacakmış gibi davranıyor; Torosların tepesine konmak istiyor ama tenim, “Yavaş ol, yaşına başına bak, ona göre davran” diyor.
1980 yılında Mut’ta vaiz idim.
Hemen hemen herkesle bir şekilde tanışmış idim.
O eskimeyen dostlara da ben haber verdim ve eskimeyen dostlara yeni dostlar eklemişler ve onları da gördüm.
“Sen burada iken ben dünyada yoktum, senden sonra doğmuşum ama buradaki dostlarının dostluğu seni tanıma sebebim oldu” diyenlerin sevgi ve saygı lifleriyle örülmüş bakışları arasında, bana da bir haller oldu ve bugüne kadar söylemediğim sözler dilimden akmak için sıraya giriverdiler.
“Hocam yayladayım, hocam hanım hasta, başından ayrılamıyorum” diyerek mazeret bildirenlerin iç dünyalarını kelimelerinden görür gibiydim.
1980 yılında tanıştığım dostlar ve onların dostu olan yeni dostlar da hâlâ o günkü gibi canlı, heyecanlı, capcanlı olduklarını gördüm ve ben, umut dünyamda yeşeren azim çiçeklerine, onların heyecan rüzgârlarını bol bol içime estirdim.
Daha önce yazdım, sizin de yapmanız için yine tekrarlayacağım; ilkokuldan üniversiteye kadar sağdan ve soldan bütün arkadaşlarımla, asker arkadaşlarımla,........
