menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“O dem nerede, bu dem ne?” Geçmişten Bugüne Siyasetin Hafıza Kaybı Üzerine

9 0
05.02.2026

Türk siyasetinin en büyük problemi artık ideoloji ya da program eksikliği değil; hafıza kaybıdır. Dün söylenenle bugün söylenen arasındaki uçurum, sadece siyasi tutarsızlıkla açıklanamayacak kadar derin, hatta yer yer ibretliktir. Hele ki “Altılı Masa” döneminde DEM üzerinden kurulan cümlelerle, bugün aynı DEM’i aşan söylemlerin iktidar ortağı tarafından yüksek perdeden dillendirilmesi, insanın aklına ister istemez Yunus Emre’nin o meşhur dizelerini getiriyor:

“Sanki bir dem vardır, o dem benden içerü…”

Evet, ortada bir “dem” var ama neyin demlendiğini, kimin ne içtiğini artık seçmen de anlamakta zorlanıyor.

Altılı Masa günlerini hatırlayalım. O günlerde DEM’e mesafeli durmak bir “milli refleks”, DEM’le aynı fotoğraf karesine girmek ise neredeyse “beka sorunu” hatta “vatan hainliği” olarak kodlanıyordu. Televizyon ekranlarında, miting meydanlarında, sosyal medya mecralarında aynı cümleler tekrar ediliyordu:

“Bunlarla yan yana gelen bizden değildir.”

“Bunlarla aynı masaya oturan bu millete ihanet eder.”

Peki, bugün ne oldu?

Bugün gelinen noktada, DEM Parti’nin dahi savunmakta zorlanacağı argümanlar, iktidarın küçük ortağı tarafından açık açık dillendiriliyor. Üstelik altı çizile çizile, geri adım atılmadan, “yanlış anlaşıldık” zahmetine bile girilmeden.

İnsan sormadan edemiyor:

Bu sözler seçim döneminde meydanlarda anlatılabilecek mi?

Anlatılsa bile, dünün videoları bugünün mikrofonlarını boğmayacak mı?

Ne yazık ki iktidarın 23 yıllık serüveni, bugün bize başka bir tabloyu daha........

© Milli Gazete