Ağabey diyor ki; Adil düzene ram ol!

Bir toplumda ahlak çok önemlidir. Onun için Peygamberimiz, “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” buyurmuştur. Ahlak huydur, insanın iyi veya fena tavır ve hareketlerini gösterir, düzeni sağlar. Ahlakın olmadığı yerde kanunlar hiçbir şey yapamaz. Nitekim kanunların yasak etmediğini, ahlak yani hayâ kontrol altına alır.

Bu meyanda Hâkim Abdülmecid Belli der ki: “Tarihin şahadeti ile sabittir ki, ahlakın bulunmadığı yerde kanunlar tam manasıyla uygulanamaz. Ve devlet icraatında başarılı olamaz.” Ahlakın hâkim olduğu toplumlarda, gayrı meşru olanlar buharlaşır. Ahlaklı olmanın temel şartı, Allah korkusudur. Zaten hayat, Allah korkusuyla ve İslam ahlakını yaşamakla güzelleşir. Çünkü ahlak ölçülerinin en büyük kaynağı dindir. Milli ahlakın olgunluğu da hak dinine tabi olmakla sağlanır.

Ama bu değerlendirmelerin ahmak ve aptallar tarafından algılanması son derece zordur. Çünkü ahmak adamın iki önemli özelliği vardır. Ehliyetsiz insanlarla arkadaşlık yapar, nefsine de düşkündür. “Aptallığın en büyüğü övmede ve yermede aşırılığa kaçmaktır.” (Hz. Ali)

Onun için her meslekte önce ehliyete önem verilmeli, ahmak ve aptal olanlara görev verilmemelidir. Aksi halde toplumda problemler ziyadeleşir. Toplumda gerilmeler baş gösterir. Adam kayırma prim yapmaya başlar. Nitekim Hz. Ömer der ki: “Ahmak kimse ile arkadaşlıktan sakının, şüphesiz o bazen faydalı olmak isterken zarar verebilir. O zaman da düğümler çözülemez. Bir atasözümüzde de, “Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır” denerek, konunun önemine dikkat çekilir.

Ama günümüz siyasetinde yalakalara, aptallara daha çok görev verildiğini görüyoruz. Onun için çözüm yerine, meselelerimiz yığılmakta, bezginlikler ziyadeleşmektedir. Görevlendirmelerde partidaşlık, karındaşlık öncelik taşımaktadır.

Unutmamak gerekir ki; aile........

© Milli Gazete