menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İçten ve yakından bir bakış

7 0
25.03.2026

Kültürel hayatın oluşumunda, ortaya çıkışında, yaygınlaşmasında, etkinleşmesinde dergilerin önemli, kimi zaman da belirleyici bir yerinin olduğu söylenebilir. Bu dergilerin, özellikle de yeni, farklı bir düşünce, anlayış, duyarlık sanat görüşünü ileri sürmesinde kendini açıkça göstermiştir. Servet-i Fünun, Sıratı Müstakim, Kadro, Büyük Doğu, Diriliş gibi dergiler örnek olarak anılabilirler. “Edebiyat” dergisini de anmak gerekir, ama kuruluşundan yayınına son veriş anına kadar, onunla adeta özdeşleşen Nuri Pakdil bir farklılığı ortaya koymuştur. Gerçi benzer durum Büyük Doğu, Diriliş dergileri için de geçerlidir. Fakat Nuri Pakdil, her ne kadar “Edebiyat” dergisiyle anılmış olsa da, kişiliği ve yaşayışıyla kendine özgülüğünü ayrıca göstermiştir. Bir bakıma Nuri Pakdil kişiliğiyle ve yaşayışıyla “Edebiyat”ı kendi eylemiyle bütünleştirmiştir.

Nuri Pakdil üzerine yapılan çalışmalarda, toplantılarda, söyleşilerde “Edebiyat” dergisi ona özgü bir eylem boyutuyla ele alınıp vurgulanma gereği duyulmuştur. Kuşkusuz “Edebiyat” dergisinin dünya görüşü, düşünce, sanat-edebiyat anlayışı ayrıca belirtilmiştir, ama Nuri Pakdil kişiliği adeta kendiliğinden baskın bir nitelik olarak ortaya konulmuştur. Bunu bir ölçüde olağan karşılamak da gerekir.

Bu bağlamda Hüseyin Su’yun (editör) “Edebiyat Eylemi ve Nuri Pakdil” (Hece Yayınları, Ankara 2013), Hüseyin Su-Ömer Erinç’in (hazırlayanlar) “Düşünen Kalem Nuri Pakdil” (Kahramanmaraş Belediyesi, 2011), Reşit Güngör Kalkan “Nuri Pakdil/Çiçeklerden Bir Bazuka” (Okur Kitaplığı, İstanbul 2020) ilk akla gelenler olarak kaydedilebilir. Tabi bazı dergilerin Nuri Pakdil özel sayılarını da buna eklemek yerinde olur.

Atıf Bedir’in “Nuri Pakdil/Direniş Hattında Bir Devrimci” (Hece Yayınları, Ankara 2020) incelemesi, Nuri Pakdil’in bir yönüyle onayını ve desteğini alması, onu yakından tanıması ve izlemesiyle özgünlük kazanmaktadır denebilir. Bununla birlikte Atıf Bedir, salt bir öznel yaklaşımla Nuri Pakdil’i incelememiş, yakından tanımanın, gözlemlemenin de imkânlarını kullanarak nesnel bir çalışmayı gerçekleştirmiştir. Nesnel bir incelemenin gereği olarak Nuri Pakdil’in hayatını, ailesini, eğitim-öğretim sürecini, memuriyetlerini, çevresini, dostluk ve dostlarını, arkadaş ve arkadaşlıklarını, aşkını ve gerçekleşemeyen evliliğini, yaşadığı sükût yıllarını, göğüs gerdiği zorlukları, yoksunlukları vb. duygusal bir düzeye indirgemeden anlatıyor Atıf Bedir. Bu yönüyle Nuri Pakdil ve Edebiyat dergisinin kültürel bağlamda yerlerinin belirlenmesinde önemli bir kaynak ortaya koymuş oluyor.

Bu vesileyle Nuri Pakdil’in evlenme girişiminde bulunduğu bir anıyı aktarmak istiyorum. Yetmişli yılların başlarında Akay Yokuşu’ndaki Edebiyat’ın yerinde bulunduğum bir akşam saatlerinde Nuri abi çıkageldi. “Fethi abi Ankara’da, akşam onunla buluşacağız” dedi. Bir süre büroda bekledik, kararlaştırılan vakitte çıkarak Fethi Gemuhluoğlu’nun kaldığı otele gittik. Otel Ordu Evi’nin yakınında, Sağlık Bakanlığı’nın karşısındaydı. Bir masa bulup oturduk. Fethi abiyle Nuri abinin konuşması evlilik konusuna evrildi. Konunun özelliği nedeniyle kendimi biraz geri çekme gereği duydum, ama yine de Nuri abinin niyet ve isteğini ısrarla ifade etmesini, buna karşılık Fethi abinin söz konusu bayanın kişiliğini, çevresini, durumunu belirterek bunun mümkün olamayacağını duydum. Sanırım söz konusu bayanı Nuri abi görmüş, beğenmiş olmalıydı. Fethi abi bayanı, ailesini, kişiliğini, içinde bulunduğu çevreyi yakından tanımış olmalı ki, böyle bir evliliğin mümkün olamayacağı kanısını açıkça ve ısrarla dile getirmişti.


© Milli Gazete