Milli Görüş tarihi Refah Partisi dönemi-6 Kırkıncı Hoca-Tahsin Şahinkaya görüşmesi Okullarda din dersi mecburiyeti |
Kenan Evren, 15 Ocak 1981 günü, Konya'da vilayet konağının önünde, meydanda toplanan kalabalığa, elinde eski yazıyla aldığı notlara bakarak yüksek sesle konuşuyordu.
“Kurucu Meclis’ten sonra normal düzene, parlamenter demokratik sisteme döndükten sonra da, Türkiye’nin kaderi memleketi bu hale getirenlere tekrar teslim edilmeyecek! Heveslenmesinler! Memleketi bu hale getirenlere tekrar memleketi teslim etmeyiz...”
Bu sözler bomba gibi patladı adeta. Konuşmayı takip eden gazeteciler kadar, televizyonda konuşmayı dinleyenler ve Konya meydanındakiler şaşkındı. Eski siyasetçilere tamamen yasak geldiğini söylüyordu Kenan Evren.
Bu sözlerini akşam Konya Orduevi’nin ikinci katındaki “Çinili Salon”a Kenan Evren teypte çakınan Harbiye Marşı eşliğinde girdikten sonra da tekrar etti:
“Kurucu Meclis’ten sonraki yeni parlamentoya eski parlamenterlerden hiçbirini sokmayacağız. Hepsi sorumlu çünkü... Yetkilerini kullanmış değiller. Ara sıra bazıları gelip bize yakınırlardı, iyi gitmiyor işler, diye. İstifa edin derdik. Hiçbirinin istifa müessesesi olduğunu anlamak işlerine gelmedi. İstifa eden çıkmadı. Hepsi sorumlu. Hiçbirini almayacağız. Elimizde elektronik makine yok ki, hangisi iyi, hangisi kötü ne bilelim...”
Akşam saat 22.30 gibi Evren ve komutanlar kalktığında, yine Harbiye Marşı çalmaya başladı. Marş bu sefer hep bir ağızdan söylendi.
Ecevit, 27 Mayıs bayramı kaldırıldığı için üzgün
Bülent Ecevit, darbenin ilk günlerinde darbe yapanları suçlamamak lazım demiş, askerlerin eleştirilmesine karşı çıkmıştı. Ancak askeri yönetimin kendisine yönelik eleştirileri ve Bay Ecevit olarak hitap edilmesinin ardından CHP’den istifa etmiş, Arayış Dergisi çıkarmaya başlamıştı.
Arayış’ın Mayıs ayındaki başyazısını 27 Mayıs’a ayırmıştı:
“Anayasa ve Özgürlük Bayramı kaldırıldığı için, 27 Mayıs Devrimi’nin 21’inci yıldönümü sessizce gelip geçecek. Fakat bir ulusal bayram günü olmaktan çıkarılması, 27 Mayıs’ın tarihsel öneminden hiçbir şey eksiltmeyecektir. 27 Mayıs Devrimi, Türk toplumunun demokratik gelişmesinde bir büyük aşama olduğu için önemlidir. 27 Mayıs Devrimi olmasaydı, Türkiye’de demokrasi bundan 21 yıl önce sona ermiş olacaktı.”
Ecevit, milletin oyuyla seçim sandığından çıkanları deviren, Menderes'i, Zorlu'yu, Polatkan'ı asan, partileri DP'yi kapatan, DP'lileri hapse tıkan, siyaset yasakları koyan bir darbeyi devrim diye alkışlayabiliyordu.
Kırkıncı Hoca-Tahsin Şahinkaya görüşmesi
Halkın çoğunluğu ve cemaatlerin ekseriyeti anarşiyi önlediği için 12 Eylül’ü desteklerken, Nurcuların Erzurum kolundan Mehmet Kırkıncı Hoca, arkadaşı Hacı İshak Efendi’nin “Hocam, rüyamda Üstad Hazretleri’ni ve Abdülkadir Geylanî Hazretleri’ni ayrı ayrı gördüm. Her ikisi de size bir anayasa teklifi hazırlamanızı söylemem için beni vazifelendirdiler” rüyasından yola çıkarak Anayasa hazırlıklarına girişmişti.
Kırkıncı Hoca’ya göre........