MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ REFAH PARTİSİ DÖNEMİ - 3 Gülen 12 Eylül’ü Evren’in bacanağından mı öğrendi? Bülent Arınç’tan subaya: Her şey bitmedi, yeni başlıyor
Kenan Evren anılarında yazdığına göre, “Askeri darbe için hazırlıklara Mart 1979’da başlamıştı. Genelkurmay Başkanı iken anarşiyi önlemek için bir gayret içinde olmamış, yine kendi ifadesiyle, “şartların oluşmasını” beklemişti. İş iyice çığırından çıkacak, halk darbe yapıldığında darbeden şikâyetçi olunmayacaktı. Nitekim kamuoyu darbeyi bekler hale gelmiş, darbe olunca da halkın büyük bir çoğunluğu anarşiden kurtulduğu için sevinecekti.
Recai Kutan’ın üç gün önceden duyduğu gibi önceden duyum alanlar olmuştu. Nitekim yine Recai Kutan tutuklandığında, kaldıkları yerin darbeden üç ay önce kendileri için hazırlandığını öğrenecekti.
12 Eylül ve ertesi günü tutuklananlar daha önce hazırlanan liste ve sıra uyarınca, minibüs ve otobüslerle evlerinden alındı. Yanlarına eşya almalarına lüzum olmadığı tebliğ edildi. İfade için götürüldüklerini, sonra da serbest bırakılacaklarını sandılar. Ama denildiği gibi yapılmadı: Bir hafta boyunca, aynı elbiselerle hapishanede yatıp kalktılar.
Minibüs ve otobüslerle evlerinden toplanan MSP’li, MHP’li, AP’li ve CHP’li parlamenterler ile yöneticilerin nereye teslim edilecekleri konusunda karışıklıklar yaşandı. Toplananlar, önce Harbiye’ye götürüldü. Nizamiyenin önünde bir saat kadar bekletildiler. Görüşmeler sonunda yanlış yere gelindiği anlaşıldı. Oradan, Amerikan Yardım Teşkilatı binasına gidildi. Yine yanlış yerdeydiler. Sonunda, Ordu Dil ve İstihbarat Okulu’na varıldı.
Süngülü askerlerin oluşturduğu güvenlik çemberinden geçirildiler. Bodrum ve iki kattan oluşan binanın üst katına alındılar. Grupta AP’den Turgut Toker, Necmettin Cevheri, Mehmet Celâl Budak; CHP’den Deniz Baykal, Ertuğrul Günay ve Kemal Anadol ilk akla gelenlerdi.
Sonraki birkaç gün içinde MSP’den Oğuzhan Asiltürk, Şevket Kazan, Fehim Adak, Tahir Büyükkörükçü, Ahmet Remzi Hatip, Şener Battal, Ali Güneri, Temel Karamollaoğlu, Ankara’da ‘zorunlu ikinci askerlik!’ görevine başladılar.
Turan Feyzioğlu’nun Güven Partisi’nin hiçbir mensubu tutuklanmadı. Kurulacak yeni hükümetin başbakanlığına Turan Feyzioğlu’nun getirileceği söyleniyordu. Feyzioğlu başbakanlığa getirilmemişti ama partisinden Orhan Öztrak’ın kardeşi, Profesör İlhan Öztrak yeni hükümette Devlet Bakanı yapılacaktı.
Kutan, henüz tutuklanmamıştı. Turan Fevzioğlu’nu evinde ziyaret ettiğinde, hayal kırıklığına uğradığını serzenişlerinden anlamıştı. Konsey’in kimsenin ve hiçbir çevrenin tavsiyesine ihtiyaç duymadığını söylüyordu Feyzioğlu.
Erbakan, Ankara’da Ordu Dil ve İstihbarat Okulu’nda
Gözaltına alındıktan bir süre sonra, Necmettin Erbakan Hoca; Uzunada’dan Ankara’ya Ordu Dil ve İstihbarat Okulu’na getirildi. Zemin katta tek kişilik odaya konuldu. Mamak’taki Sıkıyönetim Askeri Savcılığı’na ifadeye götürüldü. Üst katta kalan MSP’li yöneticiler, pencereden Erbakan Hoca’nın ifadeye gidişini gözyaşları içinde izledi. Erbakan bir subay ve silahlı iki askerin nezaretinde cipe bindirilirdi.
Gözaltındaki MSP yöneticileri 9 Eylül 1980 Cumartesi günü, Sıkıyönetim Askeri Savcılığı’nca tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme hâkimi Albay Hamdi Sevinç idi. Mahkeme sabah 9’dan, akşam 19’a kadar sorgulamaları sürdürdü. Sonuçta öne sürülen suçlar konusunda kesin delil ve emare bulunmadığı kanısına vardı. Tutuklanma isteğinin reddine, sanıkların tahliyesine karar verdi.
Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan’ı telefonla arayıp müjdeyi verdi. Ama karara rağmen Necmettin Erbakan, Tahir Büyükkörükçü, Temel Karamollaoğlu ve Hüseyin Erdal serbest bırakılmadı.
Askeri savcılık, Hâkim Albay Hamdi Sevinç’in kararına diğer mahkeme nezdinde itiraz etti. Dosya hemen ertesi günü incelendi. MSP yöneticilerinin tamamının yeniden tutuklanmaları kararlaştırıldı. Tahliye sevinci yaşayanlar, bir gün sonra yeniden tutukevine döndü.
Recai Kutan 15 Ekim 1980 Çarşamba günü, Süleyman Arif Emre ile Anafartalar Caddesi’ndeki bir avukat arkadaşlarının yazıhanesindeydi. Hukuki danışma/fikir alış verişi için gelmişlerdi. Odaya girip çıkan kâtipler misafirlere tuhaf tuhaf bakıyordu. Kutan ve Emre merak etti. Az sonra da sebebi öğrendiler. Kendilerinin de dâhil edildiği, serbest bırakılan, bütün MSP yöneticileri hakkında yeniden tutuklama kararı çıkmıştı.
Recai Kutan, Fehmi Cumalıoğlu, Süleyman Arif Emre ve Lütfi Doğan bir araya gelip, Ankara Merkez........
