Asrın Zürriyeti

Şimdiki zamanın hayat tasavvuru görünür olmaktan ibarettir. İyi-kötü, doğru-yanlış, tamam-eksik, mutlu-mutsuz olmak gerekmez; birinden birinin görüntüsünü verebilmek kâfidir. Gerçeklik yalana, asıl sahteye, mahiyet reklâma yenik düşer. Canın, malın, aklın, neslin, dinin ve dahası anlamın yerine yenileri ikame edilir. Yazıklanan, yarının daha güzel olacağını umar. Gördüğünü, gözünün önünde cereyan edenleri yadsıyarak...

Neslin hayata dair bütün kaygısı görünmek ve göstermek üstüne şekillenir. Hâlbuki görünür olmak ya da göstermek, hayat boyu tatmin olmayacak duyguların başlangıcıdır. Buradan el değmedik iş ve istihdam alanları, para ya da hayat kazanma yöntemleri, zaman geçirme serüvenleri neşet eder. Söz gelimi eline bir mikrofon geçiren hevesle sokağa fırlar, konuşmak için mikrofon arayan insanlara (karşılıklı alınıp verilen keyifle) musallat olur. Öyle ya insanların zırvalama, bunların alan doldurma ve görünme ihtiyacı giderilmelidir. Her şey karşılıklı rızaya dayanarak zevkle yerine getirilir. Anlamsızlık hemen her alanda olduğu gibi kimsenin umurunda olmaz.

Akım diye anılan bir saçmalık olsa da sarılsak diye dolananların yön tabelasından sarkıp sallanma eyleminde tutarlı bir maksat aramaya gerek yoktur. Zihinsel evrimini tamamlayamamış çocuklar, aslında herhangi bir nedensellik sorgulamadan bir hayvandan gördükleri sarkma, sallanma, tek elle tutunup ayak oynatma fiilini akıl, izan ve irade kullanmaksızın gerçekleştirir. Birçok eylemlerinde olduğu gibi... Bir........

© Milli Gazete