Asrın zebercedi

Kitle için dürüstlüğün bir karşılığı bulunmaz. Bir kez gücün baskısını üstünde hissetmişse iplerini elinde bulunduranların yalan söyleyişi, sözünde durmayışı, gayrimeşru işlerle iştigal edişi, ortak variyetin dibini sıyırışı tabiidir. Hatta buna yönelik övgüler düzülür, sokak ağzının güzellemesi yapılır, üçkağıtçılıklar maharet addedilir. Hani güya kimi ülkelere kafa tutmak; "Eeey Amerika, sen kimsin ya?" şeklinde ilginç sorular sormak, sonra kim olduğu sorulan cihetin baş vandalını dostum diye anmak gibi... Yahut da bazı memleketlerin diktatörlerine kardeş demek, emperyal bir zorbalığa karşı da yüzüstü bırakmak gibi... Egemenin düşman ilan ettiğine saldırmak, tan etmek, sövüp dövmek; dost ilan ettiğini arşa çıkarmak gibi… Tutarsız görünen her şey kitle haline getirilmişler için son derece makul; tutarlı olanlarsa sırasında suç kabul edilir. Yani her absürdün meşrulaştırıcısı ama her doğrunun yalanlayıcısı bizzat kitledir. Sırasında iştirak etmez, işteşlik aranmaz, faili meçhul kalmasın diye bizzat üstlenir. Yanlışı seçmekte ısrar etmek bir yana........

© Milli Gazete