Asrın kemiyeti
Kitle, daha evvel kitle değilken, değer kaybına uğrayıp kitle durumuna düşer. Bu değer kaybı hem eylem yoksunluğuna hem de insan tekinin kendisine yüklenen donanımı kullanmayışına yorulabilir. İradenin kullanılmayışı güdümü, aklın kullanılmayışı akılsızlığı getirir. İşleyen demir pas tutmaz diye söylenmişse işlemeyen demir herhalde işlevini ve demir özelliğini kaybeder. Üstelik bu durum inananlar Hadid Suresi’nin mahiyetini tartışırken olur. İşlemeyen demir çabuk çürür. İşlevini yitirip insanlıktan düşürülen kitle ruhsuz, renksiz, kokusuz bir yığıntıyı andırır.
Kitle olmak değer ifade etmez. Ancak şimdiki asır içinde organize olabilen kitleyi başlı başına değer addeden düşünceler bulunur. Kitle haline gelmezden evvel kişi ve toplum özelliğine sahip yapının niteliği ne denli önemliyse, işlevini yitirip sürüleşen kitle bir o kadar sıradandır. O değer yitirildiğinde kitle ortaya çıkar. Başsızlıkla alakası olmayan başıbozukluk baş gösterir. Her yönelişe, her yönlendirişe açık bu tanımsız güruh, sürü sözcüğünün olumsuz anlamları dolayısıyla kitle diye anılır.
Kitle, haklarını savunma işini nasıl seçtiklerinden değil de esnaftan (yahut şarkıcıdan, taraftardan, haberciden, internet ünlüsünden) ummaktaysa adaletle idare edilmeyi de karakteri kendisine en yakın olandan bekler. Dolayısıyla ona makul görünen genel karakteri yansıtır. Örneğin maişetini hırsızlıkla sağlayan bir topluluk için çalabilme işini en iyi ifa eden riyaseti ele geçirir. Sonra başa geçirdikleri pek mahir hırsızdan adaletli........
