Asrın interneti

Herkesin erişip kullanabildiği internet platformlarına sosyal medya diye bir isim koyulur. Neden sosyaldir, asosyal olan medya mı vardır, ismi kim koymuştur bilinmez. Ki buralarda depremlere, darbe girişimlerine, operasyonlara, vuku bulan ya da bulmayan olaylara isim koyma inisiyatifi, şayet tensip buyururlarsa tek kişinindir. Gayrısının haddine değildir; kimse yok yere sürüm sürüm süründürülmek istemez. Önce her unsuru satın alınmak, çökülmek, peşkeş çekilmek suretiyle başa çıkılamayan medyanın (normal medyanın) muhaliflerin elinde kalan kısımları budanır. Yetmez, hemen her elemanına gazeteci sıfatı yüklenen çalışanları derdest edilir. Sonra onlar için ses çıkaranlar da... Arada sırada doğru söylemek işlevi sosyal denen sayfaları kullanan insanlara kalır. Medyanın herhangi bir unsuruna tahammül etmeyenler, elbette tahakküm kuramadıkları alanı da işgal etmek zorundadır. Önce tamamı yabancı olan şirketlerin CEO’larıyla görüşülür, temsilcilik açmaları istenir ki Vegas’ta olan Vegas’ta kalsın! Yahut da kol kırılsın yen içinde kalsın. Nafiledir. Ne yapılsa tutmaz. Duyulmaması gereken herhangi bir olay için doğrudan internet kesintileri, kısıtlamaları, bant daraltmaları bile işleme koyulsa, acar kullanıcılar onu VPN, proxy, farklı IP adresleriyle aşıp veriye ulaşmayı, onu da topluma ulaştırmayı başarır. Baskıcılar için bu tahammülfersa bir durumdur. Yasaktan başka bir şeye basmayan anlayışları, bunu temelli yasaklayabilmenin yollarını arar. Ancak nafiledir. Yecüc Mecüc........

© Milli Gazete