Modernist ile gerçek Müslüman arasındaki 7 farkı bulmaca
Modernist Müslüman ne demek? Dinini bilmeyen, haram helal ayırt etmeksizin çağın tüm önerilerini sorgusuz sualsiz uygulayan ve Müslüman olduğu iddiasını sürdüren ilginç bir tür… Peki biz bu modernist saksı bitkileri ile gerçek mücahitleri nasıl ayırabiliriz?
İnançlı Müslüman’ın yakasından paçasından iman akar. Kırk kilometre öteden imanı kavi insanı tanırsın. Dünya öncelikli yaşamaz. Dünya öncelikli konuşmaz. Asıl gündemi her daim ahirettir. Haramdan, günahlardan sakınır. İbadetlerinde hassastır. Matematiği Allah’ın kudretinin önünde saymaz. “Biz nasıl dünya devlerine kafa tutacağız” diye lafa girmez. Allah büyüktür der. “Biz bu sıkıntıdan nasıl kurtulacağız” diye sözü almaz. Allah kerimdir der. Başına bir hastalık, kaza bela geldi mi ah vah etmez. O’ndan geldik, O’na döneceğiz der. Bir olay yorumlanacağı sırada ilk önce din eksenli tartar. Ona göre davranır. Ona göre yorumlar. Paranın da imanın da kimde olduğu bellidir aslında ama görmeye göz gerek…
Modernist Müslümanlar, bırak şehadeti, ölümü dahi konuşmak istemezler. Vehn deryasında boğulmaktadırlar. Neydi vehn? Dünyayı çok sevip ölümden nefret etmek… Gerçek Müslümanlarda bu durum tam tersidir. Çünkü ilk maddede belirttiğimiz iman devrededir. O iman ki; doğumun, hayatın, ölümün ve sonrasının Rabbimizin emrinde olduğunu öğretir. Bunun yanı sıra asıl kaynaklardan okuduğumuz şekliyle, en şerefli ölüm biçimi şehadettir. “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler, bilakis siz bilemezsiniz…” (Bakara 154) Yahut bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, hiçbir seriyyeden geri kalmaz, hepsine katılırdım. Allah yolunda şehit olmak, sonra diriltilip tekrar şehit olmak yine diriltilip tekrar şehit olmak isterdim.” (Buhârî, Îman, 26; Müslim, İmâre, 103, 107) Bu bağlamda modernist Müslümancıklar ölümden korktukları ve dünya zevklerine taptıkları için şehadeti akıllarının ucundan dahi geçiremezler ve hiçbir zaman gündemlerinde göremezsiniz.
… De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu!” Doğrusu ancak akıl iz‘an sahipleri bunu anlar. (Zümer-9) Modernist Müslümanların en bariz özelliği cehaletleridir. Ebu cehilden yarım dakika sonra doğmuşlardır. (!)
Sosyal medyada öğrendikleriyle dindar bir görünüm sergilemeye gayret eden bu kesim her konuda fikir sahibi ama kesinlikle ilim sahip değillerdir. Laf kalabalığı yaparlar. Mahalle kabadayısı gibi davranırlar. Ama içleri dışları koftur. Ot kadar bilgi sahibi değillerdir. Kitap okumazlar. Basılı, online hiç fark etmez. Hiçbir şey okumazlar. Araştırmazlar. Merak etmezler. Kendilerini geliştirmek, ümmete faydalı olmak gibi bir dertleri yoktur. Bu yüzden de hikmetle yaşamazlar. Hikmetle konuşmazlar. Hikmetle davranmazlar. Her hareketleri yavandır. Bin kilometre öteden modernist bir cahil kardeşimizi tanımlayabilirsiniz. Makyajla tesettürü, okey ile sakalı, borsayla imamlığı, sanal kumarla hacı hocalığı, kul hakkıyla dava adamlığını, faizle sofiliği vs. tüm ucube kombinleri yan yana bulabileceğiniz ileri düzey bir cehalete sahiptir modernist Müslümanlar…
Modernist Müslümanlar; imansız, dünyaperest ve cahil oldukları için hiçbir zaman cihat kavramının anlamını araştırmayı da akıl etmezler. Onların için cihad kavramı IŞİD-El Kaide gibi terör örgütlerinin ilk defa kullandığı, onlara has bir kavramdır. Hayatlarının hiçbir noktasında kullanmazlar. Şiddetle kullanılmamasını tavsiye ederler. Bu yüzden de ömür bir aptal zehirli bir sarmaşık gibi yaşar geberip giderler. Çabalamazlar. Hiçbir konuda çabalamazlar. Hiçbir konuda Allah için çabalamazlar. Cihadın çabalamak olduğunu ve her Müslüman’a farz olduğunu bilmedikleri için hiçbir şekilde hiçbir şey için çabalamazlar. Sadece yemek, içmek, üremek, fitne çıkarmak ve kan dökmek için yaşar, ölür giderler. O yüzden modernist Müslümanları çok cihat sahasında göremezsin… Onlar daha çok kokoş aktivist edaları ile hobi iyilikler yaparlar. Gösteriş yaparlar. Hatta show yaparlar. Ama asla cihat etmezler.
İhsan ne demektir? Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak demektir ihsan… Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmek… Her an onun gözetiminde olduğunun bilincinde kulluk etmek demektir. Yani attığı adımın, aldığı nefesin hesabını vereceğinin bilincinde bir yaşam sürmektir. Çağı ve modayı değil, Allah’ın rızasını yegâne ölçü kabul etmektir. İnsanların ürettiği helvadan fikirlerden ziyade hakkın emrettiklerine göre hareket etmek demektir. İman zafiyetinden, dünya sevgisinden, cehaletten, tembellikten kırılan modernist Müslümancıklarda bunun olması mümkün mü? Tabii ki değil. O halde ihsan da gayet net ayrıştıran bir özelliktir.
Emr-i bi’l-maruf nehy-i ani’l-münker
Modernist Müslümanların iyiliği emretmek, kötülükten menetmek gibi dertleri yoktur. Olamaz da zaten… Çünkü kendileri boğazlarına kadar pisliğe batmış durumdadırlar. Lüks, şatafat içerisinde hayatlar… Karmakarışık zinakâr ortamlar… Madde bağımlılıklarına varan haz tutkusu… Faizler, kumarlar, coinler, borsalar, iddialar… Torpil, rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık… Yalan, dedikodu, iftira, haset… Yalakalık, dalkavukluk almış başını gitmiş… Adamlar kendileri yürüyen münker olmuşlar. Karşılarındaki muhataplarını kötülükten menedebilmeleri için ilkin kendilerinden uzaklaşmalarını önermeleri gerekiyor. Bu adamlardan davet çalışması beklemek mümkün mü? Bir de günahkâr olmayan ama tembellikten geberen modelleri var ki; hiç konuşmaya değmez varlıklar. Hayatları boyunca; yerler, içerler, iki rekât namaz, iki tesbih, iki oruç… Etliye sütlüye karışmazlar. Azıcık aşım, kaygısız başım… Etkisiz eleman vasfıyla ölürler. Ama beklentileri şehit kumandan Yahya Sinvar’ın yan köşküdür. Eri eri… İki gözümün çiçeği…
Modernist Müslümanlar ile gerçek Müslümanları ayrıştıran en net konulardan biridir. Bir kulaklığa bin lira verirler. Bir yetime yüz lira vermezler. Bir televizyona otuz bin lira verirler. Bir derneğe üç bin lira vermezler. Bir yemeğe üç beş bin lira verirler. Aynı rahatlıkta Gazze’ye üç yüz beş yüz lira infak edemezler. Kendileri her şeyin en iyisine layık, hak yoluna gelince, infak söz konusu olunca hepsi Kabil’e dönüşüyor. Eski yırtık kıyafet, kırılmış koltuk, artan bozuklarla infak ediyorlar. Bu bağlamda infak etmemek de modernist Müslümancıkların özelliklerinden biri olarak sayılabilir.
Modernist Müslüman ile gerçek Müslüman arasında yüzlerce fark vardır aslında… Biz bu yazımızda sadece yedisi üzerinde durduk. O halde ne diyoruz? İman zafiyeti yaşayan, bırak şehadeti ölmekten korkan, cahil, tembel, samimiyetsiz, günahkâr ve pinti olan adamlar veya hanımlar yüksek ihtimalle Allah’a değil de çağa tapan cinstendir. Allah yardımcımız olsun. Allah’a emanet olunuz.
