İnsanlar Kapatılsın
Düşmek mi sorun, kaldıranın olmaması mı?
Ya da düşürenlerin, kaldırması gerekenlerden oluşması mı?
Haset… Kabil’den beri…
İhanet… Kabil’den beri…
Cinnet… Cinayet… Kabil’den beri…
Değişmeyenler sevilmez.
Çağın oyununa gelmeyen adamlar hanımlar…
Olduğu gibi gömülecek olanlar…
Çalışamamanın edebiyatını yapmak,
Kaybolan ruhu kahvehane köşelerinde çağırmak,
Çay çekirdek sohbetlerinde siyasi cakalar satmak,
Karı dırdırından, herifin çorabından dert yanmak,
Hiçbir yatırım yapılmayan evladı sorumlu tutmak,
Amerika’ya güvenmek, İsrail’in ordusunu övmek,
Dostun her kusurunu görmek,
Onu düşmanlardan önce yere sermek,
Yalnız kalmayı göze almaktır belki de…
Bir kehanet değil, peygamber yazgısı…
Haydi arkadaşlar bir eylem düzenleyelim!
İnsanlığın büyük çöküşü üzerine…
Tek sloganla çıkalım meydan yerine…
İnsanlar kapatılsın! İnsanlar kapatılsın!
Yeryüzünde düzeni biz bozduk.
Fitnemizi daha iyi yayabilmek için yapay zeka ürettik.
Tarihi kafamıza göre yazdık çizdik.
Gerçeklerden arındırılmış methiyeler, kahramanlık türküleri…
Anamız babamız sana feda olsun ya Rasulallah!
Peki. Peygamberimizin vefatından sonra olanlardan haberin var mı?
Tarık B. Ziyad’ı bilirsin.
Peki, Emevi devletinde olup bitenlerden haberin var mı?
Malazgirt’i bilirsin.
Peki. Sultan Alparslan’ın kaç evladının ve torunun birbirini boğazladığından haberin var mı?
Kudüs’ün fethini bilirsin.
Peki. Selahaddin’den sonra olanlardan haberin var mı?
Osmanlının on sultanıyla edebiyat yaparız boyna…
Peki. Sarı Selim’den sonra olanlardan haberin var mı?
“Bu topluma ne oluyor ki söylenenlerin neredeyse hiçbirini anlamıyorlar?” (Nisa-78)
Ecdadımızı savunacağınız son adamlardan biriyim. Rahat olun canlar.
Hakikati görmek ve göstermektir tek derdim.
İnsanlık hiçbir zaman kır düğünü yapmadı.
Birbirimizi kuyuya atmak ile meşhur varlıklarız.
Mesela ölen çocuksa ve öldüren Yahudi ise,
Ne fark eder İranlı yahut Venezuelalı olması?
Biz Tanrıyla güreşi kazandığına inanan, her Yahudi’nin düşmanı değil miyiz?
Yağ satarım bal satarım oyunu gibi…
Tüm Müslüman ülkeler sırasını bekliyor.
Tavşan kaçarken, çakallar kovalarken…
Şehirler bombalanırken…
Adamlar işkence görürken…
Anneler ve evlatlar ölürken…
Doğarken nur topu gibi bir felaket daha topraklarımızın üzerine…
Nur bacının Ebu Garip Hapishanesi’nden yalvardığı gibi…
Kendimizle beraber mahvettiğimiz bu dünyayı,
Yine bizle beraber helak et…
Artık dayanamıyoruz çocuklarımızın ölümüne…
O halde haykıralım hep birlikte!
İnsanlık kapatılsın! İnsanlık kapatılsın!
