Her Şeye Para Var Hayra Yok!

Dünyanın tasmalısı olmak… İlk cümleden sarsıcı bir tanımlama yapacak olursak… Tam olarak bu… “Kölesi olmak” tanımlaması dahi insani bir misyon yüklemek anlamına geliyor. Ancak bizim durumumuz şu an bunun çok ötesinde… Hazlarımızın tasmalıları haline geldik. Alışveriş sapkınlığıyla tükettik. Gösteriş ucubeliği ile tükettik. İlgi boşluğu saçmalığı ile tükettik. Güç takıntısı ile tükettik. Para kazanma hırsı ile tükettik. Eğlence arayışı, mutlu olma gerekliliği safsatası ile tükettik. Haram hatta küfür boyutunda cinsel arayışlarla tükettik. Maddeye taparak tükettik. Envai çeşit bağımlılığın pençesinde irademizi tükettik. Zır cehalet ile ilmi tükettik. Umursamaz, korkak, menfi eğitim anlayışı ile nesilleri tükettik. Ayetin ifadesiyle yapıp ettiklerimiz ile göz göre göre doğayı, nizamı tükettik. Hâsılı tüketim hastalığı diye diye kendimizi tükettik. Aslında çok da zorlamanın anlamı yoktu… “Vehn” ile kalbimizi, zihnimizi, kendimizi tükettik. Hepimiz dünyanın uslu, eğitimli birer köpeği haline geldik.

Çıkar telefonu göster

Neymiş efendim… Kullanılan teknolojik aletler, giyilen kıyafetler, binilen arabalar, satın alınan evler, rutin faaliyetler zenginliği göstermezmiş... Onlar zaruri varlıklarmış… Hatta varlıktan dahi sayılmazmış… Vay seni gidi gözü gönlü doymaz, ilginç insan kişisi seni… Vay hazırlıklı minare hırsızı seni… Vay görüntüsü güzel ama kalıbı dar, ayakta iz bırakan tuvalet terliği seni… Vay elektrik kesildiğinde tamamen işlevini kaybeden aydınlatma düğmesi seni… Vay hiçbir zaman ne işe yaradığı dahi anlaşılmayan ancak nesillerden nesillere aktarılan işlemeli çeyiz sandığı seni… Vay modern........

© Milli Gazete