menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Liyakatin Esasları Sadakat ile Yazılır

11 0
08.06.2026

Kamu Çalışanları Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Furkan Ali Çiftçioğlu

Ülkemizde bir yönetici daha yoktur ki, geldiği makama yakıştığını düşünmeyen. Çok daha iyi yerlere gelmeyi hak ettiğini düşünen tüm idareciler bir yana dursun, bazı sorular vardır ki ilk bakışta insanı iki seçenekten birini tercih etmeye zorlar.

Oysa mücadelenin ve insan ilişkilerinin olduğu her yerde hakikati çoğu zaman bu kadar keskin ayrımlara sığdıramayız. “Önce liyakat mi, sadakat mi?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. İlk duyulduğunda bir tercih sorusu gibi görünür. Sanki sadece biri seçilebilirmiş gibi. Halbuki sağlıklı bir yönetim kültüründe bu iki kavram birbirinin karşısında değil, sıkı sıkıya yanında durur. Doğru zeminde buluştuklarında yönetime hem akıl hem ruh kazandırır.

Bugün kamu yönetiminin, sivil toplumun ve tüm yönetimsel faaliyetlerin en fazla ihtiyaç duyduğu şey; yalnızca sadık olmak ya da yalnızca çalışkan olmak değil, ehliyetle aidiyetin, bilgiyle vefanın, sorumlulukla güvenin aynı zeminde buluşabilmesidir. Liyakat olmadığında mücadelenin gücü, sadakat olmadığında mücadelenin istikameti şaşar.

Liyakat, bir görevi hakkıyla yapabilme kabiliyetidir. Bilgidir, tecrübedir, temsil gücüdür, kriz yönetimidir, adalet duygusudur, sorumluluk bilincidir. Liyakat; makamın kişiye değil, kişinin makama kattığı değerle ölçülebilir. Bir insanın bulunduğu konumu taşıyabilmesi, aldığı sorumluluğun hakkını verebilmesi sorumlu olduğu camiaya verdiği güvenle anlaşılır. Kurumların hafızası, itibarı ve geleceği yöneticiler arasındaki duygusal yakınlıkla değil; emeğin, donanımın ve hakkaniyetle belirlenir.

Sadakat, yönetsel süreçler adına çoğu zaman yanlış anlaşılan, hatta oldukça daraltılan bir kavramdır. Sadakat, yanlışta ısrar etmek değildir. Sadakat, susmak, görmezden gelmek veya sorgulamadan onaylamak ise hiç değildir. Gerçek sadakat; davaya, ilkeye, emeğe, kurumsal ahlaka ve ortak hedefe bağlılıktır. Sadakat sistemle özdeşleşmektir. Sistemle kazanmayı, ama yeri geldiğinde şahsi hırsları bir kenara bırakıp sistemle kaybetmeyi tereddütsüz bir biçimde göze almaktır. Sisteme meyve........

© Milli Gazete