Yaşları on beş ile yirmi arasında değişen gençler, hemen her akşam köşe başlarında bir araya geliyor ve burada geç vakte kadar kalıyorlar. Bir boşluk içinde çocuklar, konuşuyorlar, kahkaha atıp sahte mutluluk pozları veriyorlar ama kendileriyle baş başa kaldıklarında yalnızlaşıyor ve sanal mutluluklar üretmeye çalışıyorlar. Hedefleri yok çocukların, hayatlarının en verimli çağında, sararmış bir yaprak gibi savruluyor ve kendilerine bir hayat arıyorlar. Öylesine umursamaz, öylesine lakayt ve duyarsızlar ki, toplumun bütün kurallarını yok sayıyor ve heybetli bedenlerinde sakladıkları haylaz çocuğa bir türlü söz geçiremiyorlar.

Gençlerin sorunlarını hepimiz sahipleniyoruz ve onları yarınlarımızı emanet edebileceğimiz erişkinler olarak görüp umut bağlıyoruz fakat onlar zorlu yokuşlarda yol almayı tercih etmişler ve bizden yavaş yavaş kopuyorlar. Özgürlüğe açılan yolları kendi elleriyle tıkıyor ve çıkmaz sokaklarda hayat arıyorlar. Hedefleri yok, idealleri yok, yarınlara kurulmuş hayalleri yok çocukların ve kalan servetlerini de köşe başlarında tüketiyorlar. Hazlarının peşinde sürüklenirken bütün enerjilerini, bütün heveslerini, bütün güçlerini kaybetmiş çocuklar ve artık dünyaya köşe başlarından bakıyorlar. Büyük zaferler elde etmiş, bilimsel keşiflere imza atmış, kıtalar ötesine ulaşmış ve güçlü medeniyetler inşa etmiş olan dedelerinin aksine geleceğe dair hiçbir hedefleri yok onların ve hiçbir şeyi umursamıyorlar.

Hayalleri yaşadıkları mahallenin ötesine geçemiyor ve küçük sorunlarını dahi çözebilecek cesaretleri yok çocukların. Büyük bir boşluğun içinde yaşıyor ve modaya uygun giyim tarzları, saç modelleri, konuşma üsluplarıyla kendilerine bir aidiyet oluşturuyor ve biz buyuz diyorlar.

Kendilerini dar bir kalıba sıkıştırmış ve dünyaya buradan bakıyor çocuklar, AVM’lerde, kafelerde ve duvar diplerinde bir araya geliyor ve hayatlarına bir alan açmaya çalışıyorlar. Hemen her akşam köşe başında toplanıyor ve avucunuzun içini dahi doldurmayan hayallerinden bahsediyorlar. Bir araya gelmek ve grup içinde olmak onlara aidiyet duygusu veriyor ve birbirlerinden güç alarak hayatlarına renk katmaya çalışıyorlar.

Okyanusa fırlatılmış bir yaprak gibi savrulan çocuklar, hayat görüşleriyle, giyim tarzlarıyla ve aykırı tutumları ile dikkatleri üzerlerine çekiyor fakat onlar için bunun pek de önemi yok. Yeter ki ayakları toprağa değsin, yeter ki güneş ısıtsın, gökyüzü tebessüm etsin ve rotası belli olmayan gemi akmaya devam etsin.
Soğuk kış günlerinde mahalle derin bir sessizliğe bürünüyor ve evlerin duvarlarında iki farklı ses yankılanıyor; biri bozacı diğeri ise sokak başı çocuklarının kahkahaları. Onlar ne karanlığı önemsiyor ne de soğuğu… Dünyaya tek başına sahip olduklarına inanıyor ve hiçbir derinliği olmayan sohbetleri ile karanlığa eşlik ediyorlar. Sevgiyi ve ellerine tutuşturulan emeği acımasızca israf ediyor ve sonu görünmeyen bir yolda yürümeye devam ediyorlar.

Evlere sığamayacak kadar büyük bir enerjiye sahip olan gençlerin bir araya gelmek için seçtikleri mekanın önemi var mı sizce? Elbette yok ancak onların burada ne yaptıkları ya da ne yapmadıkları önemli. Bu çocuklar her şeyden önce geleceğe dair değerli hedefler seçmeli ve akranları ile bir araya geldiklerinde sosyal medyadan, grup çatışmalarından değil hedeflerinden bahsetmeli ve bu konuda birbirlerini motive etmelidirler.

QOSHE - Rotası Belli Olmayan Yolcular - Fatma Tuncer
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rotası Belli Olmayan Yolcular

14 0 9
13.10.2022

Yaşları on beş ile yirmi arasında değişen gençler, hemen her akşam köşe başlarında bir araya geliyor ve burada geç vakte kadar kalıyorlar. Bir boşluk içinde çocuklar, konuşuyorlar, kahkaha atıp sahte mutluluk pozları veriyorlar ama kendileriyle baş başa kaldıklarında yalnızlaşıyor ve sanal mutluluklar üretmeye çalışıyorlar. Hedefleri yok çocukların, hayatlarının en verimli çağında, sararmış bir yaprak gibi savruluyor ve kendilerine bir hayat arıyorlar. Öylesine umursamaz, öylesine lakayt ve duyarsızlar ki, toplumun bütün kurallarını yok sayıyor ve heybetli bedenlerinde sakladıkları haylaz çocuğa bir türlü söz geçiremiyorlar.

Gençlerin sorunlarını hepimiz sahipleniyoruz ve onları yarınlarımızı emanet edebileceğimiz erişkinler olarak görüp umut bağlıyoruz fakat onlar zorlu yokuşlarda yol almayı tercih etmişler ve bizden yavaş yavaş kopuyorlar. Özgürlüğe açılan yolları kendi elleriyle tıkıyor ve çıkmaz sokaklarda hayat arıyorlar. Hedefleri yok, idealleri yok, yarınlara kurulmuş hayalleri yok çocukların ve kalan servetlerini de köşe başlarında tüketiyorlar. Hazlarının peşinde sürüklenirken bütün........

© Milli Gazete


Get it on Google Play