Hatırlarsınız, 27 Ekim 2017 tarihinde Suudi Arabistan, Sophia adında bir robota vatandaşlık verdiğini açıklamıştı. Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketi tarafından geliştirildiği söylenen Sophia, sözde yaşlılara ve misafirlere parklarda yardımcı olacak ve basit işlerde kullanılacaktı. Fakat madam o kadar ileri gitti ki, arka arkaya röportajlar vermeye, evlenmekten, yuva kurmaktan ve insanları yok etmekten bahsetmeye başladı ve bu olay o dönem epey konuşuldu.

Sophia küresel aktörlerin uzun zamandır üzerinde çalıştığı yapay zekânın halklar nezdindeki tezahürlerini görmek, test etmek için popülerize edilmiş bir piyondu ve görevini yerine getirdi. Aradan çok geçmedi, efendiler pandeminin buhranından istifade edip, dijital dünya hayallerini gündemin birinci konusu haline getiriverdiler. Anlaşılan 4’üncü sanayi devriminin rengini dijitalizm belirleyecek ve dünyaya hükmetmeye kalkan aktörler yapay bir insan oluşturup, ilahlıklarını ilan edecekler. Yoksa aklı, ahlâkı, iradesi ve vicdanı ile dünyayı imar edebilecek potansiyele sahip olan insan hangi gerekçe ile kopyasını oluşturmaya kalkabilir ki! İnsan böyle bir şeye niçin yeltenebilir?

Küresel aktörlerin güdümünde hareket eden bilimsel çevreler, yapay zekânın insanın hayatını kolaylaştıracak bir devrim olabileceğini açıklıyorlar. Ancak robotlar bilince, iradeye sahip olmadığı için beklenmedik tehlikelerin ortaya çıkabileceğinden endişe ediliyor. Bilimsel çevreler yapay zekânın insansı davranışlar gösterebileceğini, hareket etme, konuşma ve algılama gibi pek çok yeteneğinin olabileceğini belirtiyorlar ancak bu araçların hareketlerinin sınırlarını belirleyecek bir bilince sahip olmadığını ve bu durumun risk taşıyabileceğini vurguluyorlar. İnsanımsı robotların, eğitim, sağlık, sanat, siyaset gibi hayatımızın birçok alanında etkin olacağından bahsediyor ancak araçlar kötü amaçlar için kullanıldığında büyük yıkımların ortaya çıkabileceğini açıklıyorlar.

Bilindiği üzere yapay zekâ pandemi sonrası en fazla dillendirilen hususlardan biri haline geldi. Şu günlerde bilimsel çevreler robotların sağlayacağı avantajlardan bahsediyor ve dijital dünyanın kendine ait kavramlarının olacağını söylüyorlar. Çağın en büyük buluşu olarak görülen yapay zekânın insansı davranışlar gösterme, hareket etme, konuşma, sesleri algılama gibi pek çok özelliğinin olduğundan bahsediyor ve yeni dönemde makinelerin insanın yerine geçebileceğini ifade ediyorlar. Hatta bunun da ötesine geçip insanımsı robotlar sayesinde insan gücüne pek ihtiyaç duyulmayacağını ve bu durumun hayatı kolaylaştıracağını savunuyorlar. Anlaşılan robotlar yeni çağa damga vuracak ve evde, sokakta, alışverişte, okulda, hastanede ve her yerde işlevini yerine getirecek ve insan rolünü kaptırdığı bu araçların kölesi haline gelecek. İnsan hayatını anlamlı kılan bütün imkânları kaybedip derin bir boşluğa itilecek ve robotların gölgesine çekilecek. Zira gündelik hayatta pek önemsemediğimiz koşuşturmacalar, meşakkatler, şikâyet ettiğimiz acılar, omuzlarımızda taşıdığımız zorluklar ve emek verdiğimiz dostluklar hayatımızda büyük bir boşluğu dolduruyor ve her zorluğun sonunda güçlenip, moral depoluyoruz. Dijital dünyanın araçları bizi hayatımızı anlamlı kılan, bu koşuşturmacalardan, bu heyecandan, bu meşgalelerden koparıp yaşama sevincimizi elimizden alacak gibi görünüyor.

Küresel aktörlerin dünyayı yeni keşfetmişçesine yücelttikleri yapay zekâ, insanların ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlanmadı kuşkusuz, aksine onlar yeryüzünün ilahlığına soyunmak ve istedikleri gibi yönetebilecekleri bir insan oluşturmak istiyorlar. Ancak onların dediği değil Allah’ın dediği olacak… Zira geçmişte de benzer girişimler hep olmuş ve ilahlığa soyunanlar tarihin karanlıklarına gömülüp gitmişlerdir.

QOSHE - Dijital Dönüşüm - Fatma Tuncer
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dijital Dönüşüm

12 0 1
19.11.2022

Hatırlarsınız, 27 Ekim 2017 tarihinde Suudi Arabistan, Sophia adında bir robota vatandaşlık verdiğini açıklamıştı. Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketi tarafından geliştirildiği söylenen Sophia, sözde yaşlılara ve misafirlere parklarda yardımcı olacak ve basit işlerde kullanılacaktı. Fakat madam o kadar ileri gitti ki, arka arkaya röportajlar vermeye, evlenmekten, yuva kurmaktan ve insanları yok etmekten bahsetmeye başladı ve bu olay o dönem epey konuşuldu.

Sophia küresel aktörlerin uzun zamandır üzerinde çalıştığı yapay zekânın halklar nezdindeki tezahürlerini görmek, test etmek için popülerize edilmiş bir piyondu ve görevini yerine getirdi. Aradan çok geçmedi, efendiler pandeminin buhranından istifade edip, dijital dünya hayallerini gündemin birinci konusu haline getiriverdiler. Anlaşılan 4’üncü sanayi devriminin rengini dijitalizm belirleyecek ve dünyaya hükmetmeye kalkan aktörler yapay bir insan oluşturup, ilahlıklarını ilan edecekler. Yoksa aklı, ahlâkı, iradesi ve vicdanı ile dünyayı imar edebilecek potansiyele sahip olan insan hangi gerekçe ile kopyasını oluşturmaya kalkabilir ki! İnsan böyle bir şeye niçin yeltenebilir?

Küresel aktörlerin güdümünde hareket eden bilimsel çevreler, yapay zekânın insanın hayatını kolaylaştıracak........

© Milli Gazete


Get it on Google Play