20 yıl önceydi… 90 yaşında bir adam boyundan büyük bir bayrağa sarılmış Çin konsolosluğunun kapısını zorluyordu. İnsanların gündelik meşgalelerin peşinde koşturduğu bir vakitte yaşlı ve yorgun bir adam ne olmuştu da tehlikeyi göze alabilmişti? Neydi derdi? Hayatının büyük bir kısmını zindanlarda ve savaş meydanlarında geçiren Barat Hacı, Doğu Türkistan’ın özgürlüğü için ölümü göze almış ve işgalci güçlerin kalelerini yumrukluyordu. Doksanlık dedeler evin bir köşesine çekilip ölümü beklerken o ezilenlerin yüreklerine kardeş olmuş ve doğacak gün için çıkmıştı yola. Barat Hacı, yolun sonunda kendisini neyin beklediğini tahmin edebiliyordu ancak şartlar ne olursa olsun ezilenlerin sesi olacağına söz vermişti.
Cesur ve kararlı biriydi Barat Hacı… 16 Ekim 1910’da Kaşgar’da tüccar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve devrin önemli âlimlerinden ilim tahsil etmişti. 1931 tarihinde Doğu Türkistan’ın Kumul şehrinde Mançu Çin istilasına karşı başlatılan direnişin müntesipleri arasında yer almış ve hayatını Doğu Türkistan’ın özgürlüğüne adamış ve mücadeleyi ön saflarda sürdürmüştü. Davası hak olan bir şahsiyetin cesaretini hangi el, hangi güç kırabilirdi ki?

Aralık 1931 tarihinde Kaşgar Yenişehir muharebesine asker olarak katıldı ve zulmün vahşetine tanık oldukça inancı ve direnci daha da güçlendi. Bu dönem Çin kirli icraatlarına bir yenisini daha ekledi ve Doğu Türkistan’ı hezimete uğrattı ve Barat Hacı’nın ailesi de dâhil olmak üzere çok sayıda kişi tutuklandı. Bölgede ağır çatışmaların yaşandığı dönemde Barat Hacı direnişe ailesini de dâhil etmiş ve mahkûm edildiği hücrede 1942 tarihine kadar kalmıştı. Fakat Çin işgal faaliyetlerine devam ediyor ve halkın gücünü kırmak için bütün imkânlarını kullanıyordu. Nitekim 20 Mayıs 1943’te bölge yeniden istila edildi ve yaşanan çatışmalar Doğu Türkistan’ın kurulmasına kadar devam etti. Gasp edilen haklarına kavuşabilmek için ağır bedeller ödeyen Uygur Türkleri nihayet esaretten kurtulmuş ve tarihe yeni bir sayfa açmışlardı ancak bu pek de uzun sürmedi. Çin, Barat Hacı başta olmak üzere özgürlük mücadelesi veren tüm dava adamlarını tutukladı ve hareket liderlerini baskılayarak halkın direncini kırabileceğini düşündü.

Barat Hacı, direnişin öncülerindendi ve hayatını Doğu Türkistan’ın özgürlüğüne adamış ve bunun için ağır bedeller ödemişti. Hücrede tutulduğu günlerde kendisine direniş hakkında bilgi vermesi için baskı yapılmış, büyük servetler vaat edilmişti. Fakat o bunların hiçbirini kabul etmemiş ve direnişini burada da sürdürmüştü. Barat Hacı hücrede tutulduğu günlerde türlü işkencelere maruz kalmış, tek kişilik odada açlığa terk edilmiş, buradaki günlerini iki gün arayla verilen bir dilim mısır ekmeği ile oruç tutup, ibadet ederek geçirmişti.

Ömrünün yirmi yılını tek kişilik hücrede geçirmişti Barat Hacı… Ancak ruhu hücrenin soğuk duvarlarını delip geçmiş ve zorbaların ölüm kusan silahlarını geçersiz hale getirmişti. 1981 tarihinde tahliye edildiğinde öylesine zayıf düşmüştü ki ailesi kendisini tanımakta güçlük çekmişlerdi. Fakat o halinden hiç şikâyet etmemiş ve saatini ebedi saadete ve özgürlüğe ulaşacağı vakte kurmuştu.

Ve… Nihayet Barat Hacı tahliye edilmişti ama düşmanın her an pusuda beklediğinin farkındaydı. Nitekim öyle de oldu, bir sabah vakti İdgah Mescidi’nde kıldığı sabah namazının ardından yeniden tutuklandı ve uzun süren sorgulanmanın ardından, kendisine her gün dört saat sokak süpürmesi, haftada üç defa da emniyete gidip bilgi vermesi gerektiği bildirildi ve cezası 1983 yılına kadar devam etti.

Hayatının 31 yılını hapishanelerde ağır işkence altında geçiren Barat Hacı, 1993 tarihinde Türkiye’ye geldi ve Doğu Türkistan’ın özgürlüğü için verdiği mücadeleye burada devam etti. Doğu Türkistan’ın yetiştirdiği koca yürekli adam 2003 tarihinde hac için gittiği mübarek topraklarda, 93 yaşında hayata veda etti. Allah ondan razı olsun.

QOSHE - Barat hacı - Fatma Tuncer
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Barat hacı

11 0 0
29.09.2022

20 yıl önceydi… 90 yaşında bir adam boyundan büyük bir bayrağa sarılmış Çin konsolosluğunun kapısını zorluyordu. İnsanların gündelik meşgalelerin peşinde koşturduğu bir vakitte yaşlı ve yorgun bir adam ne olmuştu da tehlikeyi göze alabilmişti? Neydi derdi? Hayatının büyük bir kısmını zindanlarda ve savaş meydanlarında geçiren Barat Hacı, Doğu Türkistan’ın özgürlüğü için ölümü göze almış ve işgalci güçlerin kalelerini yumrukluyordu. Doksanlık dedeler evin bir köşesine çekilip ölümü beklerken o ezilenlerin yüreklerine kardeş olmuş ve doğacak gün için çıkmıştı yola. Barat Hacı, yolun sonunda kendisini neyin beklediğini tahmin edebiliyordu ancak şartlar ne olursa olsun ezilenlerin sesi olacağına söz vermişti.
Cesur ve kararlı biriydi Barat Hacı… 16 Ekim 1910’da Kaşgar’da tüccar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve devrin önemli âlimlerinden ilim tahsil etmişti. 1931 tarihinde Doğu Türkistan’ın Kumul şehrinde Mançu Çin istilasına karşı başlatılan direnişin müntesipleri arasında yer almış ve hayatını Doğu Türkistan’ın özgürlüğüne adamış ve mücadeleyi ön saflarda sürdürmüştü. Davası hak olan bir şahsiyetin cesaretini hangi el, hangi güç kırabilirdi ki?

Aralık 1931 tarihinde Kaşgar Yenişehir muharebesine asker olarak katıldı ve zulmün vahşetine tanık oldukça........

© Milli Gazete


Get it on Google Play