Gösterişsiz görülebilenler!

Dünya, sağır edici bir pazar yeri artık…

Her tezgâhta "benlik" satılıyor, her köşede bir nidâ, her yüzde, başkalarının gözbebeklerinde parlamak için cilalanmış bir maske...

Bu gürültülü hengâmenin, bu ışıklı körlüğün ortasında bazı ruhlar vardır ki; bir dağ gibi sessiz, bir okyanus gibi derindirler.

Onlar, gösterişe gerek duymadan görülebilenlerdir.

Onların görünürlüğü, bir şimşek çakışı gibi anlık ve yırtıcı değil; gün doğumunun o ağır, o vakur ve o engellenemez süzülüşü gibidir.

Nasıl ki yüce bir dağ, sarsıntılara direnmek için çabalamaz; sadece durur. İşte bu insanlar da öyledir. Kendi merkezlerinde öylesine sağlam dururlar ki, etrafındakiler o çekim gücünü ruhlarında hisseder.

Onlar için "görünmek", bir vitrine çıkmak değil, bir hakikati yaşamaktır.

Bağırmazlar, çünkü fısıltının çığlıktan daha uzağa gittiğini bilirler. El sallamazlar, çünkü varlıklarının yaydığı titreşim, en........

© Milli Gazete