MHP ve Bahçeli’ye operasyon çekildi de AK Parti ve Erdoğan’a çekilmedi mi? |
2024 yılı içerisinde ülkemizde dikkatlerden kaçan çok ciddi bir operasyon süreci yaşandı.
Operasyonun sunuş şekli ürkütücüydü…
Bu operasyon ta o günlerde gündeme getirildiğinde arkasında yatan detaylar çok da dikkat çekmemiş olabilir ama geldiğimiz noktada tüm detaylar ortaya saçıldı.
Daha çok Ankara’da faaliyet gösteren ve devasa boyuta ulaşan suç örgütüne operasyon yapan polis memurlarının, bir şekilde “15 Temmuz vari bir darbe girişimi içerisinde oldukları” iddiasıyla fırtınalar kopartılmış ve 3 polis müdürü tutuklanmıştı.
Bizler de bu satırlarda “3-5 polis nasıl oluyor da darbe girişiminde bulunuyor?” diyerek aslında iddiaların arkasında yatan gerçek gündemin farklı olduğunu dile getirmiştik.
Bugün geldiğimiz nokta de ise gördük ki gündem gerçekten çok farklıymış.
Geçtiğimiz hafta çok büyük bir siyasi skandallar silsilesi patlak verdi ve 2024 yılında polis memurlarının tutuklanmasına neden olan mafyatik planın detayları ortaya saçıldı.
Ayhan Bora Kaplan, bünyesinde birçok suç örgütünü barındıran devasa bir çetenin lider ismi.
Tam da yurtdışına kaçmak üzereyken 2024 yılında polisin operasyonu ile derdest edilip cezaevine yollandı ve hakkında da 65 yıl hapis cezası verildi.
Esas skandal ise bundan sonra yaşandı.
Böylesi büyük bir suç örgütüne operasyon yapan polisler, önce havuz medyasının amiral gemisinde “Ankara’da darbe yapmaya hazırlanan çete” olarak lanse edildi. Zemin ısıtıldıktan sonra da topa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli girdi ve 3 polis şefi tutuklanıp cezaevine gönderildi.
Hatta bu operasyon kapsamında dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın üzerine gidilerek “teşkilatından habersiz bakan” profili çizilmişti.
Hem de “15 Temmuz vari bir darbe girişimi”nden haberdar olmayan bakan.
Skandalın patlak vermesi üzerine de alelacele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında MİT Müsteşarı İbrahim Kalın ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un katılımıyla bir zirve yapılmıştı.
Görüldüğü üzere “polisin” konuşulduğu zirveye polisten sorumlu olan İçişleri Bakanı davet edilmemişti.
Kurgu güzel işliyordu!
Bu girişimde Ali Yerlikaya’nın kellesi alınamasa da, bir iki adım sonra koltuğundan indirildi.
O günlerde bu köşede dile getirdiğimiz itirazlarda bir şeylerin yerine oturmadığını belirtip, “3-5 polis memuru nasıl oluyor da 15 Temmuz vari bir darbe girişimine kalkışıyor. İşin içinde başka hesaplar var” dediğimizi hatırlıyoruz.
Bizim sadece “İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yapılan bir operasyon” olarak gördüğümüz girişimin aslında birkaç ayağı varmış.
Geçtiğimiz hafta başlayan ve MHP İstanbul il ve ilçe teşkilatlarının tamamının feshedilmesiyle zirveye çıkan skandallar listesinin ta o Ayhan Bora Kaplan örgütüne yapılan operasyona dayandığı ortaya çıktı.
Yani, MHP içerisinde bir grup bir elini isteyerek ya da istemeyerek Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne kaptırmış ve diğer eliyle de kendi genel başkanları Devlet Bahçeli’ye operasyon çekmiş.
Muhtemeldir ki birçoğunuz biliyorsunuzdur ama kaçıranlar için kısaca özetleyelim.
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne operasyon yapan polislerin darbe girişiminde olduğuna ilişkin ilk haber, iktidar medyasının amiral gemisinde patlatıldı.
İkinci adım olarak da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ağzından hem de Meclis konuşmasında söz konusu polis memurlarına yönelik şu sert mesaj verildi:
“Bugünlerde iç işgal cephesinde toplanıp aynı zamanda emniyet ve yargı içine yuvalanmış soysuz ve kripto çetelerin yeniden Türkiye üzerinde hesap yaptığı görülmektedir.
Bu kan içen vampirlerin aklını başına alması, etrafımızda iftira ve ihanet duvarı örmeye kalkışmalarının ağır sonuçları olacağını bilmeleri, akıbetleri için 15 Temmuz gecesine dikkatle bakmaları ikaz ve ihtarımdır. Maşa kullanıp sütre gerisine saklananların hepsini takip ediyoruz. Olan biten tüm kanun dışı irtibat ve ilişki ağlarının farkındayız.
Birkaç emniyet müdürünün açığa alınmasıyla geçiştirilemeyecek bir komplo devrededir, nitekim hedef Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti, Cumhur İttifakı ve son tahlilde Türkiye’dir.” (14 Mayıs 2024)
Bahçeli’nin de hedefe koyduğu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ile yardımcısı Şevket Demircan açığa alındı, haklarında soruşturma başlatıldı ve kısa süre içerisinde tutuklandı.
Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan savcılık soruşturma belgesinde ise Devlet Bahçeli’nin kullandığı bu sözlerin dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter tarafından konuşma metninin arasına iliştirildiği ve bu operasyonu da Ayhan Bora Kaplan suç örgütüyle organize bir şekilde yaptığı ortaya çıktı.
Yani Devlet Bahçeli’ye en yakınındaki ismin operasyonuyla bir nevi suç örgütünün sözcülüğü yaptırılmıştı.
Hakikaten yakın zamanda görülmüş en büyük siyasi skandal.
MHP’ye ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çekilmiş çok büyük bir operasyon.
Devlet Bey, bu operasyonu fark ettiği anda önce İzzet Ulvi Yönter’i, sonra da Yönter’e çok yakın olan İstanbul teşkilatını komple tasfiye etti.
Bu tasfiyelerin ise başta Gaziantep olmak üzere birçok ile daha sıçraması bekleniyor.
Peki operasyon yiyen Devlet Bahçeli’nin cevabı ağır oldu da bize göre bir başka operasyon yiyen AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne yaptı ya da yapacak?
Ortaya saçılan belgelere göre devlete yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da bir operasyon çekildiğinden pekâlâ bahsedebiliriz.
Birçok gazetecinin bildiği gerçeği Cumhurbaşkanı Erdoğan bilmiyor olamaz.
En dikkat çekici adım ise en son atılan oldu.
Bu devasa skandalda adı geçen devlet bankasının başındaki isim ani bir kararla görevden alındı.
Bu gelişme, devletin içine dönük operasyonun da ilk adımı olabilir.
Bakalım önümüzdeki günler ne getirecek.
MHP kanadında gördüğümüz teşkilat tasfiyelerini, AK Parti kanadında medya tasfiyesi olarak görebilir miyiz?