Şişirilmiş medyada sonuç, suç üstüne suç |
“Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” ana düsturu ile kurulan Milli Gazete’miz 54 yaşına bastı.
Kutlu olsun.
Cenab-ı Allah’a şükürler olsun, şu kaideyi bize öğretti ki, bütün zamanlarda batıl daima zail olmuş, bugün bize bir defa daha aşikâr olarak gösterdi:
“Batıl medya” da zail olmuştur.
“Batıl medya” diye vasıflandırdıklarımız, takribi 25 yıl önce, milletin malı olan bankalardan, geri ödemeyi düşünmedikleri kredileri kullanarak, mafyatik yollarla ve aklınıza gelemeyecek haram fonlarla, birilerinin arka bahçesi olması gayesiyle sahip oldukları medya organları. Bunların kahir ekseriyetinin, “Alo Fatih olayı” ile tek merkezden emir aldıkları tescillenmişti. Biz batıl medya derken “batıl metotlarla” hak savunuculuğuna soyunan bu şişirilmiş medyayı kastediyoruz.
Fesat saçan medyanın her türü:
İnternet, yazılı, görsel, işitsel, sosyal ya da kişiden kişiye özel mesaj sistemini esas alan medyanın pek çok çeşitli şekilleri.
Bu medya kümeleri muhalefeti karalayarak yok etme ve emirberlerine seçim kazandırma esas gayesi ile aklınıza gelen her türlü fesadın tohumlarını saçtılar. Hem de yıllarca.
Kimileri yalan, iftira ve çarpıtma ile insanları ve kuruluşları karaladılar.
Kimileri fareleri aslanmış gibi şişirerek toplumu yanılttılar.
Kimileri ciğeri beş para etmezleri bulunmaz Hint kumaşı gibi pazarlayarak fesat saçtılar.
Kimileri Siyonist maşalarını kurtarıcı olarak lanse ettiler.
Kimileri israfları harikulade yatırım ve de itibar göstergesi diye sundular.
Kimileri habbeleri kubbe, kubbeleri de habbe diye gösterdiler.
Kimileri lanetli fiilleri ve faillerini, saygı duyulan şahıslar ve yaptıkları işleri sanat diye takdim ettiler.
Kimileri körpecik evlatlarımıza sapkınlıkları öğretmeye kalkanları alkışlattılar.
Kimileri ahlâksız dizilerle her türlü sapıklığı normal hayatın gereği gibi meşrulaştırıp aile kurumunu perişan ettiler.
Kimileri sabah kuşağı yayınları ile toplumda ne........