menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Domuz bağı, korku çağı

30 1
05.01.2026

İktidarın Amerika korkusu maalesef bugün en büyük problemimiz.

Elimiz, ayağımız ve boynumuz bağlı bir durumdayız.

Bizzat şahit olanlar şunu yazıp çizmişlerdi:

AKP kurulmadan önce yapılan bir toplantıda, ABD’yi temsil eden bir yetkili, R.Tayyip Erdoğan’ın kuracağı partinin iktidar olması ve uzun süre iktidarını sürdürmesine ABD’nin destek vermesi karşılığında; İsrail’in çıkarlarını korumak, ABD’nin İslam ülkelerine müdahalelerini desteklemek ve ılımlı İslam için destek vermek gibi üç konunun kabulünü şart koşmuştu. O da bunları kabul etmişti. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tayyip Erdoğan’la bu konu hakkında şu konuşmayı yaptığı yazılmıştı:

“- Tayyip kardeşim, bu ağır şartları içeren anlaşmayı daha önce Necmettin Erbakan’a teklif ettiler, o şiddetle reddetmişti. Bana da teklif etmişlerdi, ben de geri çevirmiştim. Siz nasıl kabul ettiniz? Bu, Türkiye’nin felaketi demek değil midir? Cevap:

- Hele biz bir iktidara gelelim, ABD’ye dirseği vururuz.

- Kime nasıl dirsek vuracaksın Tayyip Bey? Fillerle yola çıkıyorsun, file dirsek vurulur mu? Seni ezer geçerler!”

Yukarıda özetini verdiğimiz mutabakat sonunda AKP kurulmuş, ilk seçimlerde iktidar edilmişti. AKP yöneticileri bu mutabakata uyacaklarını teyit etmek için Amerika’ya gitmişler ve kendilerine “Yahudi üstün cesaret madalyasını, parmağa kurdele takar gibi takmışlardı. Aslında bu parmağı bağlama sayılırdı.

AKP kurucuları da parmaklarına takılan kurdeleyi ABD’nin bir iyi niyeti sayarak; BOP eşbaşkanlığını kabul etmek, tarihteki büyük Haçlı seferlerini ibra etmek, Irak ve Afganistan işgallerine fiili destek vermek, İslam Birliği girişimlerini kenara itmek, D-8 gibi hayati öneme sahip anlaşmaları işlevsiz kılmak, Erbakan ve Millî Görüş hareketini........

© Milli Gazete