Unutulan haramlardan biri: Müslüman esiri ölüme terk etmek (5)

Hz. Peygamber’in Müslüman esirleri kurtarmak için sarf ettiği çaba, Seleme b. Hişâm b. el-Mugīre’nin de (ö. 14/635) özgürlüğe kaçış sürecini başlatmıştır.

Seleme, Mekkeli ilk Müslümanlardandır. İlklerden ve öncülerden oluşan ilk kuşak, İslam’ın günümüze kadar gelmesini sağlayan kişilerden oluşmaktadır. Ayrıca bunlar, davanın yükünü omuzlamış ve devletleşme sürecine kadar maruz kalınan tüm çileleri omuzlamışlardır. Kuruluş sürecinin gerektirdiği infak, hicret, cesaret, teşkilatlanma ve organizasyon süreci, fikir mücadelesi ve direnç gibi vazifeleri tereddüt etmeden yerine getirmişlerdir. Yolu açan kişiler oldukları için yolu sürdüren veya sürdürecek olan herkese de örnek olmuşlardır. Bundan dolayı Kur’an’da “ilk öncüler” olarak ayrıcalıkla anılarak medih edilmişlerdir. İlk öncülerin övüldüğü ayet şöyledir:

“[İslam’a girerken] öncü olan ensar ve muhacirlerin ilkleri ile [ibadetleriyle, bunların bıraktığı İslam dinine] en doğru şekilde (ihsan ile) tabi olanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuştur. Allah bunlar için (ahirette) aşağısından ırmaklar akan bahçeler [su arkları akan bostanlar] hazırlamıştır. Orada ebedi kalacaklardır [ölmeyeceklerdir]. Bu [mükâfat] en büyük kazançtır.” (Tevbe 9/100).

Müfessirler İslam tarihi verilerinden de yararlanarak ayette övülen “ilk öncüler”i tespit etmeye çalışmıştır. İlk öncülerden oluş, İslam’a ya ilk Müslümanlardan olup dinin galip olması için çalışanlardır ya da ilk kez hicret edenler ve dinin galip olması için çalışanlardır. Mukâtil b. Süleyman’a göre bu kişiler, Hz. Ali ve Bedir Gazvesi’ne katılan on kişidir. Âmir ve Şa’bî’ye göre Hudeybiye’deki Rıdvan biatına katılanlardır. Bu biattan sonra Müslüman olanlar “ilk öncüler” ifadesine değil “(ihsan ile) bunlara tabi olanlar” kısmındadır. Ebu Musa el-Eşari, Said b. Müseyyeb ve İbn Sirin’e göre her iki kıbleye dönerek namaz kılanlardır.

Taberî’ye göre ayet hem muhacirlerin ilklerini hem de ensârın ilklerini övmektedir. Bu nedenle ayetteki ve’l-ensâr kelimesi, esreli şekilde ve’l-ensâri şeklinde kıraat edilmek zorundadır. Bunun........

© Milli Gazete