Unutulan Haramlardan Biri: Müslüman Esiri Ölüme Terk Etmek (4)
Velîd b. el-Velîd olarak bilinen esirimiz, meşhur Hâlid b. el-Velîd’in (ö. 21/642) kardeşidir. Onun Müslüman oluş süreci, Müslümanların ellerindeki savaş esirlerine güzel muamelede bulunmasıyla başlamıştır.
Velîd, Bedir Gazvesi’nde müşriklerin safında Müslümanlara karşı savaşıyordu. Savaş sırasında, Hz. Peygamber’in halasının oğlu olan ve ilk seriyye kumandanı olarak tayin edilen Abdullah b. Cahş tarafından esir alındı. Esir düşen Velîd savaştan sonra Müslümanlar tarafından Medine’ye götürüldü.
Velîd’in fidye ödeme karşılığında serbest bırakılacağı kararı alınınca abisi Hâlid ve ana-baba bir kardeşi Hişâm, Medine’ye geldiler. Amaçları fidyeyi ödeyerek Velîd’i Müslümanların elinden kurtarmaktı.
Abdullah b. Cahş, Velîd’in esaret bedelinin 4000 dirhem fidye olduğunu ifade edince Hâlid bu meblağı ödemeyi reddetti. Hişâm ise buna çok üzüldü. Çünkü Velîd kendisinin öz kardeşiydi ama Hâlid’in üvey kardeşiydi. Hâlid ile babaları bir olmasına rağmen ayrı ayrı annelerin çocuklarıydılar. Hişâm’a göre babaları farklı olduğu için Hâlid, üvey kardeşinin fidyesini ödemekten kaçınıyordu. Esirin bedeli konusundaki anlaşmazlık Hz. Peygamber’e arz edildi. Durumdan haberdar edilen Hz. Peygamber, Velîd’in serbest bırakılması için fidye olarak babasının savaş teçhizatını vermeleri gerektiğini bildirdi. Fiyat düşürülmüş oldu. Zira gösterişli bir zırh, miğfer ve kılıçtan ibaret olan bu teçhizat 100 dinar kıymetindeydi. Bu da bin dirheme tekabül eder. Yani fidyeyi dörtte bir oranında düşürmüş oldu. Ancak bu defa takasın simgesel bir anlamı bulunuyordu. Zira Velîd’in babası, Mekke’nin eşrafındandı. Silahlarını teslim ederek silahsız kalacak olması ise Müslümanların karşısında gücünü yitirdiğini simgeliyordu.
Hâlid’in itirazına rağmen Hişâm teklifi hemen kabul etti. Anlaşma yapıldı ve silahlar teslim edildi. Esiri kardeşlerine iade ettiler. Velîd fidyesi ödenip serbest kaldıktan sonra kardeşleriyle birlikte Mekke’ye gitmek için yola çıktı. Ama niyeti farklıydı. Çünkü esaret altındayken Müslümanların gerçek yüzünü görmüştü. İslam’ı tanımıştı ve Müslüman olmaya karar vermişti. Zihninde bir plan kurdu. Abileriyle........
