menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ordunun dereleri

22 0
02.07.2026

“Ordu’nun dereleri, aksa yukarı aksa!” diye başlayan bir halk türküsü, Giresun yöresinin kültürünü taşrı. Bu yazı, bir halk türküsünün ilk mısraıyla başlamış oldu. Bunun bir nedeni olmalı! İnsanlar, şen şakrak sözleri, oyun havalarını ve eğlenceli anlatılardan hoşlanırlar. Ordunun dereleri dendiğinde şırıl şırıl akan ırmaklar ve onu çevreleyen ağaçlar göz önüne gelir. İnsanın içini bir ferahlık kaplar. Yazının başlığı “Ordunun dereleri” değil de “Ordularımız kazanacak” olarak seçilmiş olsaydı savaştan hoşlanmayan insanların bu yazıyı okuma ihtimalleri daha zayıf olabilirdi. Zira göğüs göğse çarpışmak insanın hoşuna gitmemiş ama Allah, buna rağmen cengâverce çarpışmayı yani kıtali bir yazgı (kutibe) haline getirmiştir. Cenk farzdır; çünkü böyle yazılmıştır ve bu yazıyı da silebilecek yoktur (Bakara 2/216). İmam Evzâi’ye (ö. 157/774) göre bu yazgı, tek tek fertlere değil yöneticilere ve umumi olarak kitlelere yönelik bir emirdir. Ancak ulemanın ekseriyetine göre bu emir, farz-ı kifaye bildirdiği için tıpkı cenaze namazı gibi aksatılmadan ifa edilen bir sorumluluk olduğu müddetçe diğer insanların mesuliyeti bulunmamaktadır (Taberî).

Ordu’nun suları; ordunun kuralı!

Aslında Ordu’nun dereleri, yukarı değil aşağı akar. Türküde suyun yukarı akması gibi tüm imkânsızlıklara göğüs gererek sevdiğini başkasına vermeyecek bir muhibbin gözü karalığı öne çıkmıştır. Ordu üstüne taarruz etse bile ondan vazgeçmeyecektir. Ordulara başkaldıracak yiğitliktedir. Bu sözlerin dilinden döküldüğü kişinin cesaretini ya da hamasetini ayırt edemiyoruz. Bildiğimiz tek şey, kararlılığın öne çıkmış olmasıdır. Öyle ki suların yukarı akması bile onu yolundan döndüremeyecektir. Oysa tabiatın kuralı budur; sular aşağı doğru akar ve bir ırmak ya da denize ulaşır. Allah’ın suyun akışıyla ilgili koyduğu bu kural, sadece Ordu için değil ordular için de geçerlidir. Bu nedenle Allah, “Ordularımız kazanacak!” buyurmuştur (Saffât 37/173). Onun orduları galip gelecektir. Ayetin haber verdiği galibiyetin kesinliğini anlamamız için ayette bazı vurgulayıcı ve tekid edici gramer kuralları yer almıştır. Bu gramer kurallarını birlikte okuyalım.

Ayette Ve inne cundena le hum el-ğâlibûn denmiştir. Bu ayet, yapısı itibarıyla isim cümlesidir. Arapçada isim cümlesi, sübut, devamlılık ve süreklilik (istimrâr) bildirir. Mesela “su akar yani el-mâu cârin” dediğimizde bu cümle, suyun düzenli olarak akışını........

© Milli Gazete