Siyonist ittifakın dört varsayımı |
İki gündür tüm dünya nefesini tuttu, gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu sürede savaşın seyri ile ilgili genel değerlendirmeler ise ülkelerin ve grupların politik konumlanmalarına göre değişkenlik arz ediyor.
Büyük planda bölük pörçük yapısıyla Müslüman dünyanın geçmişte Irak’ı, Suriye’yi, Libya’yı izlediği gibi bugün de İran’ı büyük ölçüde edilgen bir tonda izlediği aşikâr.
Kimi bölge İslam ülkeleri İran’ın zaafa uğratılmasına doğrudan destek verirken kimisi de sessiz kalarak ABD-İsrail Siyonist ittifakıyla karşı karşıya gelmemeye çalışıyor. Ümmet şuuruyla bakıldığında çok üzücü ve incitici bir durum.
Elbette herkes için makul, haklı gerekçeler hazır!
Birinci Körfez Harbi’nden beri işgale uğrayan ülkeleri yalnız bırakıp ABD-İsrail ittifakına destek verirken bu ülkeler için bahaneler hiç bitmedi. Özal’ın “bir koyup üç alma” örneğinde olduğu gibi çeşitli hayallerle Amerika’ya destek verenler için Saddam idam edilirken de Kaddafi öldürülürken de hep haklı gerekçeler vardı. Onlara göre, zalimlikleri arşa yükselen bu liderler, kendi sonlarını kendi elleriyle hazırlamışlardı zaten!
Ve bugün aynı senaryo, aynı replikler İran’da da sahneleniyor!
Esasında İran-Irak savaşı örneğinde de görüldüğü gibi bu ülkeler ve başlarındaki liderler birçok hatalar yaptılar. Peki ama bunun hesabını niçin ABD-İsrail ikilisi soruyor diyemedi Müslüman dünya. Korku ile sırasını bekleyen ülkelerin Trump ile el sıkışmayı, ondan aferin-icazet almayı, onun övgüsüne mazhar olmayı, hatta bunun için Trump Barış Tiyatrosu’ndaki........