We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Oruç Neşesi

5 0 0
02.04.2022

Oyuna gidiyorum. Ne oyunu? Hane oynamaya gidiyorum. Nereye? Duluğa. Duluk denirdi devasa taş duvarın dibine. Damı toprak evin yüksek taş duvarının dibi. Ramazanda çocuklar, gençler ve kadınlar öğleden sonra oldu muydu dulukta hane oynardı; karşılıklı beş küçük çukurun içine birerli, ikişerli, üçerli, dörderli, beşerli ve dokuzarlıya kadar giden (oynayacak kişiler hangisine karar verdiyse o sayıda taş konan) küçük taşlar konur ve kura ile kimin önce oynayacağı belirlenir başlardı oyun. Karşılıklı iki kişi oynardı. İki kişi oynar ama seyircisi en az beş kişi olurdu. Sağda oturanlar sağdaki oyuncuya, solda oturanlar soldaki oyuncuya çeşitli oyun hileleri ve taktikleri verirdi. Maksat oyunda yenmek değil ramazan yarenliğiydi. Genelde orta yaşlı kadınlarla gençler ya da gelinler, genç kızlarla genç kızlar ya da çocuklar oynardı. Dulukta hane oynamak çocukluğumun müthiş oyunlarından biriydi. Her oyunun bir mevsimi olurdu o zamanlar, hane baharda oynanırdı. Özellikle de ramazansa daha bir güzel olurdu hane oyunu. İlle de öğleden sonra oynanırdı. İkindi okunduğunda kadınlarda iftar hazırlığı telaşı başladığı için biz çocuklar ikindiden sonra neredeyse akşam ezanına beş dakika kalana kadar oynadığımız bile olurdu haneyi. Sadece hane oynamak yoktu tabi çizgi oynamak, kale yıkmaca, çelik oynamak çocukluğumun harika oyunlarındandı. Hele ramazanda çelik oynamak........

© Milli Gazete


Get it on Google Play