We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ABD neyimiz olur?

6 0 0
13.11.2018

SSCB yıkılana kadar güç dengesi adı altında birbirleriyle didişen ABD ve Sovyetler, dünyayı da kendi kafalarına göre parsellemişlerdi. Dünyanın bir bölümü ABD’nin yanında hizalanırken, diğer bölümü ise Sovyetler’den yana diye niteleniyordu. NATO ve karşısında Varşova Paktı gibi…

“Ya ABD’den yanasın ya da Sovyetler’in” acullüğü, dünyanın o dönemki iki eşkıyasının neden olduğu bir garabetti. Güç dengesinin kasıp kavurduğu dünya konjonktüründe “arada ezilmek istemeyen” ülkeler, bu metazori tercihe zorlanıyordu.

Türkiye de, dönemin yöneticileri ve onların kısıtlı bakış açıları nedeniyle adım adım ABD emperyalizmine doğru sürükledikçe sürüklendi. Adeta “elini verip kolunu kurtaramayacak” bir noktaya doğru ilerledi.

Marshall Yardımı ile başlayan süreç, her alanda ABD’nin dümensuyuna ve etki alanına girmekle neticelendi maalesef. Buna karşı çıkmak, yıllar boyunca sanki Sovyetler lehinde bir tavırmış gibi algılandı, ki bu yanlış anlamanın Türkiye’ye maliyeti de hayli ağır oldu. Amerikancılık zihinleri esir aldı.

Sırf NATO’ya katılabilmek adına, binlerce kilometre ötede, bizimle hiçbir ilgisi olmayan bir mesele için asker göndermek gibi bir acayipliği yaşadık. Gerekçe, Sovyet tehdidine karşı NATO kalkanına girebilmekti. ABD-Sovyet çatışmasında “tarafsız” kalmak, “taraf olmaya” nazaran........

© Milli Gazete