Kur’an ve Bal |
KUR’AN; BAL gibi, insanların ihtiyaçları için hem gıda hem de ilaçtır... Buna inanmak Müslümanlığımızın gereğidir. Ancak bilmek ve inanmak yetmez; gıdaları ve ilaçları almamız/tatmamız ve paylaşmamız da gerekiyor. “Bal” demekle, ağzımız ballanmıyor ki. (Enfal/24, Nahl/68-69, 97; İsra/82)
Ne yazık ki, ülkemizdeki hukukta bal, sadece gıda maddesi sayılmakta, ilaç olduğu kabul edilmemektedir!?.
ŞİFA MI? Ne yazık ki, ülkemizdeki beşeri/laik/seküler hukukta; gerçekte “hayat iksiri” olan Kur’an hükümleri (Enfal/24) yüz yıldır yasak olduğu gibi, Kur’an’da “şifa” olduğu bildirilen bal (Nahl/69) bile ilaç olarak kabul edilmiyor, sadece gıdalardan biri sayılıyor.(!?) Gıdasız, ilaçsız bir hayat nicedir? Biz de öyleyiz, işte. Hastayız… İlaçlar yasak. Hatta ilaçlar; zararlı, tehlikeli, zehir olarak da tanıtılabiliyorken, nasıl iyi olabiliriz?
Acil olarak; yan etkisi olmayan Kur’an eczanesindeki ilaçlarla “hiperbarik oksijen tedavisi” öneminde “sünnet şifahanesine” muhtacız.
İSLAM; Allah Teala’nın insanlara, dünya ve ahirette güzel hayatları için indirilen/sunulan mükemmel bir hayat/adalet/ıslah ve imar projesidir. Buna karşılık, Rabbimiz’in izniyle/sınav için insan düşmanı olarak konumlanan şeytanın projeleri ise tabiatı gereği ilahi projeye aykırı, tam zıddına/tersine “zulüm” ve “ifsad” odaklı “yıkım” projeleridir... (Bakara/11-12, 205-206; Nisa/117-119; Maide/64; Araf/16, 167; İsra/4-8; Nur/55, Hac/41)
Dinimizin temeli TEVHİD; öncelikle “la ilahe” reddi/inkârı ile başlıyor... Bu; Allah’tan (cc) başkalarının egemenliğine/ilahlık taslayan (Netanyahu, Trump vb.) tağutlara itirazla “hayır” demek, karşılarında konumlanmak ve direnmek, demektir. Bütün peygamberler (as) tağutlara/zulme karşı tevhidin/Hakk’ın, adaletin ikamesi için........