Mevlâna’ya bir bakış-I
Dönemimizde yaşanan travmalardan insanların zihinleri allak bullak. Araştıran, düşünen sorunların üstesinden gelen, yol gösteren ve yürüyen bir toplum olmaktan uzaklaşıldı iyice. Bir halkın, toplumun veya milletin merkezinde yer alan bilge, arif, kendini bilen öncülerin varlığı her zaman ve dönem için önemli. Çağlara dönüp bakıldığında zamanlarının merkezi olmuş olanlar hemen fark ediliyor. Çağlar da o insanlarla anılıyor veya biliniyor. İslâm medeniyeti bağlamında bakıldığında gerek yöresel ve gerekse bölgesel birçok isim anılır. Fakat bunlar çok da fazla değildir.
Batı düşüncesinde de durum aynıdır. Filozoflar, büyük şair ve yazarlar o toplumların merkezini oluşturuyorlar. Dünyaları da onların etrafında dönüyor. Batı toplumları kendi değerlerini medeniyetlerinin merkezine alıyor, onun üzerine gününü inşaya devam ediyor.
Müslümanların içine düştüğü hastalıkların çeşitliliği, modern hayatın getirdiği karmaşada var olan değerlerini yok sayma, eleştiri adına perdeleme, zihinleri karıştırıcı kimi sıradanlıklarla devre dışı bırakma çabasıyla geçmişini silip atıyor. Bunu yapanlar bir bilgiye, bir düşünüre veya hakiki ve nesnel olan bir bakışa göre değil de kulaktan dolma, günün sıradan bir dili olan sosyal medya bulamacındakilerle hüküm veriyor. Büyük veliler, arifler, düşünürler hakkında yargıda bulunanların düşünce........
