Ey Müslümanlar-I |
Ey Müslümanlar bu İslâm’a karşı bir savaştır. Dikkatle bakıldığında ve gözlemlendiğinde Hristiyan dünyanın bir bütün olarak, birkaç vicdanlı ülke hariç tutulursa Siyonizm ile emperyalizm savaşından yana olduğu görülmektedir. Birlikte hareket edenler de ikirciklidirler. Sürüklenilen felaketin kendilerini de sarsacağından kuşkuları yoktur. Çünkü iki çılgının başını çektiği bu durum artık tahammül edilemeyecek boyutta.
Müslümanlar korkaklıklarından, ayak bağlarından, saltanatlarını koruma kaygılarından Haçlı zihniyetine tam anlamıyla teslim olmuşlardır. Biliyoruz ki büyük çoğunluğu kendi içlerinde de bir çatışma içindedirler. Bu çatışmanın kendilerini boğacak denli bunalttığı gerçeği göz ardı olamaz.
Vicdan baskısı çok ağırdır, tahammülü zordur. İnsanı uykusuz bırakır, gerilim ve tedirginlik kurdu kendilerini yer bitirir.
Medyada da bir savaş var. İnsanları yanıltan, korku üreten, insanları umutsuzluğa sürükleyen bir bombardıman bulunuyor. Bunun etkisinden kalanlar neredeyse pes edecek durumdadırlar.
Müslüman her an ve durum için duyarlı, dikkatli olmak durumunda. Umudunu yitirme diye bir şey söz konusu değildir, olmamalı. Yenilgiyi baştan kabul etmek asıl sorun olur.
Emperyal ülkelerin başlıca sorunu bu büyük saldırıda ekonomilerinin ciddî anlamda tahrip olduğu, olacağı görülüyor.
Bu vahşi Haçlı Hristiyanlığının yeni versiyonu Evanjelist zihniyetin çılgınlığının sınır tanımazlığının doğuracağı sonuç, Hristiyanlık inanışı bakımından da büyük sarsıntılara neden olmaktadır. Trump’ın başkanlık makamında Evanjelist papazların duada bulunmaları sürecin ne olduğunu göstermektedir. Nedir bu Evanjelizm? “Evanjelist, Hristiyanlık mesajını (İncil) yayan, müjdeleyen kişi veya bu inancı benimseyen (özellikle Protestan) kişidir. Temel olarak İncil'in otoritesine, kişisel dönüşüme ve İsa ile bireysel ilişkiye inanan, muhafazakâr bir Protestan akımını ifade eder. ABD'de yaygın olan bu grup, siyasi muhafazakârlıkları ve Armageddon inançları ile bilinir.”
Müslüman yöneticilerin bu denli korkuya kapılmaları, dağınıklarından ve başsızlıklarından kaynaklanıyor. İki ulus bir araya gelememektedir. Kimi girişimler bile emperyalizmi bir anlamda tedirgin ediyor. Emperyalizm ve Siyonizm’den taraf olmama ya da sessiz kalmak bile onlar açısından sorun olur.
Bu savaş bir kez daha şunu gösterdi. Müslümanlar kendi topraklarını emperyalizme kapatsalar, üslerine fırsat vermeseler Müslümanlara hiçbir şey yapamayacaklar.
Savaş sürecinde emperyal oyunlar çok yönlü oynanıyor. İlk amaçları Müslümanları birbirine düşürmektir. Savaş süreci bunu gösteriyor. Türkiye geçmiş zamanda 1 Mart tezkere sürecini yaşadı. Amerika Türkiye üzerinden Irak’a girmek istedi, o tezkere geçemeyince sorunlar yaşandı.
Şimdi benzerini yeniden deniyor. Türkiye’ye füze fırlatılıyor, NATO bunu fark ediyor ve engelliyor. Kaldı ki aynı NATO geçmişte Suriye sorununda Türkiye’yi korumamıştı. Çok da yakınılmıştı yetkililer tarafından. Şimdi Azerbaycan üzerinden bir hamle deneniyor.
İran’da Türkleri ayrıştırma düşüncesi pek de tutmadı. Ülke nüfusunun üçte bir Azeri Türk’ü. Cumhurbaşkanı Türk, Ali Hameney Azeri Türk’üydü. Halk kendi ülkesine sahip çıkıyor. Azerbaycan’ın İsrail yanlısı tutum içinde olması neyle, nasıl izah edilebilir?
Emperyalizm Kürtleri şamar oğlanı olarak kullanıyor 1. Dünya Savaşı’ndan beri. Dört ülke sınırları içinde bulunan bu halka bir ulus vermediği gibi, onları sürekli olarak çıkarları uğruna kullanmaktadır. Bölge sosyolojik olgular üzerine kurulmamıştır. Öyle olsaydı Kürtlere bir alan açması gerekiyordu. Arapları ise lime lime ederek bir kukla gibi amaçları için kullanıyor. Şu Arap ülkelerinin sosyolojik farklılıkları nedir, bilen var mı?