menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah’ın yüceliğini unutanlar zalimlere iman ederler

33 0
06.03.2026

İçinde bulunduğumuz şu günlerde kendi kendimizle sınanıyoruz. Sınanma ve buna bağlı yaşamanın ne denli ağır olduğu her hâl ve durumda belli oluyor. Bir sınanma içindeyiz ki şerrin, kötülüklerin, zulmün alabildiğince abandığı şu zamanda kendince kimi bahanelerle sorumluluktan kaçıldığı, bahane üretildiği görülüyor. Bunu, kendince âlim ve bilge olduğunu söyleyenler yapıyor. Sınanmanın ve içinde bulunulan durumun cihad ruhunu yitirmeden kaynaklandığı gerçeği göz ardı oluyor.

Sorunlar çok yönlü. İman, inanış ve kabulleniş bütünlüğünü parçalayıp kendine göre sınıflamalar ve sınırlamalarda bulunanlar hakikat gerçeğinden kaçıyorlar.

İnsanlığı saran büyük tehlikenin boyutları ortada. Her geçen gün giderek dünyayı kaotik bir sürece soktuğunda bunun kendilerini etkilemeyeceği düşüncesinde olanlar bir gün karşılaştıkları bu zulümden kurtulmaları zorlaşacak.

Allah’ın azametini, gücünü, varlığını unutanlar Yahudi’yi elbette gözlerinde büyütürler. Elbette ki onların mücadele etme yetileri yitmiştir. Elbette doğrudan ya da dolaylı zulmün birer sözcüsü ve aracı olma konumunda olurlar.

Cihad ruhu onların beklediği gibi ellerine pala alıp, sokaklara düşen, insanların iman ölçülerini tartan, kendilerine göre cennet ve cehennemde yer biçenler asıl tehlikelerin farkında bile olmazlar. Onlar içinde bulundukları kılıklarını ölçü bildiklerinden asıl bilinçten yoksun kimselerdirler. Amaçları kötülüklerle ve şer ile mücadele etmek ve direnmek değil, kendilerini tatmin için kimi bahaneler uydururlar.

Zalimler, hazırlıklarını uzun zamana yayarlar. Amaçları vardır, ona ulaşmak için deneyimlerde bulunurlar. Amaçları için dünyayı ateşe vermekten kaçınmazlar.

Şu günlerde Müslümanlar bir bütün olarak şer, zulüm ve haksızlıklar karşısında da sınanıyorlar. Kendi kafalarında kurguladıkları ölçülere uymayanları tekfir etme, dışlama, sonra da sessiz kalma ve hatta tarafsızlığı seçmeleri asıl taraflılıktır. Zulme karşı çıkmadıkları için taraftırlar.

Bu savaş İslâm’a karşıdır. Mezhepler, ırklar, mizaçlar umurlarında bile değildir. Kimleri ne kadar kullanabilirler ona bakarlar. Müslümanları etkisiz kılmak için birbirlerine düşürürler. Gazzeli Müslümanlar Sünni idi, zulmü yapan aynı zalimler. Onların hangi ırk ve meşrepten olduklarının onlar için hiçbir önemi ve değeri yoktu. Şimdi İran’a saldırıyorlar, emperyalizm ne ırklara ne de mezheplere bakar.

Sünni olan Arapları hegemonyasına alan emperyalizm, onları köleleştirdiği için şimdilik dokunmuyor. Geçmişteki kuklalarına da dokunmuyordu. Ne zaman ki palazlandılar ya da kendilerinin farkına vardılar, onları bertaraf ettiler, yerlerine kendileriyle uyumlu köleleri getirdiler.

Tanrı korkusunu, sevgisini, bağlılığını yitirenler zalimlere gönül verir, onlara bağlanırlar. Bunlar da imanın ölçülerini gösteriyor. Allah’ın buyruklarını göz ardı edenler zalimlerin buyruklarına boyun eğerler. Hatta onlarla birlikte olmayı tercih ederler.

Zararsız olmak, köleliği tercih etmedir. Suya sabuna dokunmama, zulmü kabulleniştir. Komşularını, insanları veya iman kardeşlerini ölüme terk etmek zulmün kendisidir. Şeytanlarla yol arkadaşlığıdır yaptıkları.

Tarih bilincinden yoksunluk, yaşanmışlıkları bilmemek veya öyle görünmek korkularının bir sonucudur. Bilinçsizlik duyarsızlıktır, teslim oluştur, köleliğe razı oluştur.

Yahudi ve emperyalizmle başa çıkılmaz düşüncesi, inanışı Allah’ı zihin dünyasında devre dışı bırakıyor demektir. Onların peygamberlerin verdiği mücadeleyi, çabayı yadsıyıştır.

Emperyalizm Müslümanları birbirine düşürüyor. İletişim kaynaklarıyla istedikleri gibi yalan haberler yayarlar. Olmamış şeyleri olmuş gibi gösterirler. Tarafları da buna inandırırlar. Müslümanları etkisiz kılmanın en kolay yolu birbirine düşürmedir.


© Milli Gazete