Siyasette ve AK Parti’de Erdoğan sonrası…
Ankara’da siyaset konuşurken son dönemde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri şu: Herkes bir sonraki seçimi konuşuyor ama çok az kişi seçmenin bugün ne düşündüğünü konuşuyor.
Oysa seçim sonuçlarını belirleyen şey, Ankara’daki siyasi hesaplardan çok seçmenin zihninde oluşan kanaat.
Bugün Türkiye siyasetinde de bence asıl mesele burada.
Erdoğan’ın karşısına kim çıkacak sorusundan önce, seçmenin neden hâlâ Erdoğan’ı siyasi denklemin merkezinde tuttuğunu anlamak gerekiyor.
Çünkü 20 yılı aşan bir iktidarın ardından hâlâ Türkiye siyasetinin ana aktörünün Recep Tayyip Erdoğan olması, sadece Erdoğan’ın siyasi becerisiyle açıklanabilecek bir durum değil.
Bunun toplumsal bir tarafı da var.
Erdoğan artık yalnızca bir siyasi parti genel başkanı veya cumhurbaşkanı olarak değerlendirilmiyor.
İktidarda bulunduğu süre, Türkiye’de ciddi bir seçmen kuşağının siyasi hayatıyla örtüşüyor.
Bugün 30’lu yaşlarında olan bir seçmen, siyasi hafızasının büyük bölümünü Erdoğan döneminde oluşturdu.
40’lı yaşlarındaki seçmen için de benzer bir durum söz konusu.
Bu nedenle Erdoğan, bazı seçmenler açısından yalnızca tercih edilen bir siyasetçi değil. Aynı zamanda uzun yıllardır tanınan, ne yapacağı konusunda bir fikir sahibi olunan bir aktör.
Siyasette bunun karşılığı önemlidir.
Çünkü seçmen her zaman en iyi olduğunu düşündüğü adaya oy vermez. Bazen de huyunu suyunu bildiği adayı tercih eder.
Türkiye’de Erdoğan’ın siyasi gücünün önemli kaynaklarından biri de bu.
Bunun karşısında muhalefetin temel problemi ise sadece aday belirlemek değil.
Asıl mesele, seçmene yeni bir siyasi merkez gösterebilmek.
Türkiye’de muhalefet uzun zamandır Erdoğan’ın karşısında bir aday arıyor.
Fakat seçmenin baktığı yer biraz farklı.
Seçmen “Erdoğan’ın karşısındaki kişi kim?” sorusundan ziyade “Bu kişi Türkiye’yi nasıl yönetecek?” diye bakıyor.
Ekonomi nasıl yönetilecek?
Dış politika nasıl olacak?
Güvenlik politikası nasıl şekillenecek?
Devlet kurumları nasıl çalışacak?
İttifaklar nasıl kurulacak?
Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılına ilişkin nasıl bir hedef ortaya konulacak?
Bunlar seçim yaklaştıkça daha fazla önem kazanacak başlıklar.
Dolayısıyla sadece Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir siyasi hat oluşturmak, belli bir seçmen kitlesini bir araya getirebilir ama bunun geniş bir toplumsal karşılığa dönüşmesi için başka bir şey daha gerekiyor.
O da alternatif bir yönetim fikri.
Burada Erdoğan’ın siyasi avantajı ortaya çıkıyor.
Erdoğan’ın ne yapacağını beğenmeyen bir seçmen bile........
