Nesi var bu Ramazan Genelgesi'nin?
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in imzasıyla Ramazan ayı için bir genelge yayınlandı.
Bu genelge 81 ilin valiliğine "Ramazan" genelgesi olarak gönderildi.
Ne vardı bu genelgede?
Şu: "Okullarda artık sadece ders değil, "İftarda Konuşalım" etkinlikleri, şenlikler ve velilerin de katılacağı toplu iftar sofraları kurulacak."
Bu genelgeden murad nedir, biraz daha açmak gerekirse;
* Eğitim dünyasında "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile başlayan dönüşüm rüzgârı, yaklaşan Ramazan ayında da etkisini hissettirsin!
* Sınıflarda akademik başarı kadar 'erdemli birey' de yetiştirilsin.
* Öğrencilerin manevi dünyasına dokunacak bir adım atılsın.
* Okul koridorları bu Ramazan ayında çok farklı bir atmosfere bürünsün.
* Eğitim, okul duvarlarını aşıp iftar sofralarına da taşınsın.
* İlkokul seviyesindeki minikler için kültürel mirası yansıtan "Maarifin Kalbinde Ramazan" şenlikleri düzenlensin.
* Ortaokul ve lise koridorlarında daha derin sohbetler hakim olsun.
* Gençler, 'İftarda Konuşalım' başlıklı söyleşilerde uzman isimlerle bir araya gelsin.
* Öğrenciler, paylaşma, sabır ve dayanışma kültürünü bizzat yaşayarak, konuşarak öğrensin.
* Okul-aile iş birliği, veli toplantılarının soğuk atmosferinden çıkarılıp iftar sofralarının sıcaklığına taşınsın. Okullarda ailelerin de katılımıyla 'ortak iftar sofraları' kurulsun.
* Okullarımızda kurulacak bu Ramazan sofralarında öğretmen, öğrenci ve veli aynı ekmeği paylaşsın.
* Tüm bu etkinlikler icra edilirken hassas bir dengeye de dikkat edilsin; bu organizasyonlar, gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyacak şekilde, tamamen "gönüllülük" esasına dayalı olarak yapılsın.
* Bu Ramazan etkinlikleri ifa edilirken kimse zorlanmasın, imkânlar dahilinde birlik ruhu pekiştirilsin.
Bana kadar geliyor; bazı okullarda bazı sendika üyesi öğretmenler okullarda icra edilen, edilmesi gereken bu etkinliklere karşı çıkıyorlarmış!
İyi de nesi, neresi kötü bu Ramazan Genelgesi'nin?
Türkiye Müslüman bir ülke. Müslüman ülkenin çocukları okullarda İslam'ın şartlarından biri olan oruç ve Ramazan etkinliği yapmasın mı?
Eğitim sistemimizin eleştirilecek pek çok yönü yok mu, var!
Ama Ramazan etkinliklerinden rahatsız olan eğitim mensuplarının bu rahatsızlıklarından ben hiçbir şey anlamadım!
NUMAN GÖKMEN'E, "SİZ NE DİYORSUNUZ RAMAZAN ETKİNLİKLERİNE?" DİYE SORDUM. İŞTE CEVABI!
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER), eğitim alanında ülkemizin en köklü kuruluşlarından biri.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı ve bazı çatlak seslerin yükseldiği Ramazan Genelgesi konusunda Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Numan Gökmen ne dedi?
Numan Bey’e, "Siz nasıl değerlendirdiniz bu Ramazan Genelgesi'ni ve etkinlikleri?" diye sordum.
İşte Numan Gökmen'in Millî Eğitim Bakanlığı Ramazan Genelgesi değerlendirmeleri;
* "Millî Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan genelgesi, yurdun dört bir yanından gelen bilgilere baktığımızda, içerisinde bulunduğumuz rahmet, bereket, merhamet ayının okullarımızda ve öğrencilerimizle genel olarak çok olumlu ve sevinçli bir ortam oluşturduğunu biliyoruz."
* "Özellikle çeşitli sıkıntılarla bunalmış insanımız Ramazan vesilesiyle huzurlu bir ortama kavuşmuş, kötülükler bir nebze de olsa azalmıştır. Merhamet duyguları ön plana çıkmıştır."
* "Birtakım insanların zaman zaman ideolojik saplantı ve düşmanlıkla yapmaya çalıştıkları karşı çıkışları da kınıyoruz."
* "Bin yıldır İslam mayasıyla yoğrulmuş bu milletin değerlerine saygı duymaya çağırıyoruz."
* "Bunun yanında iktidardan beklediğimiz; gençliğimizi ve insanımızı ifsat eden, içki, kumar, zina, uyuşturucu, her türlü bağımlılık, ifsat dizi ve programlarını engelleyerek acilen üzerine düşen vicdani ve kanuni sorumluluklarını yerine getirmesidir."
* "Bizler her zaman doğrunun yanında, zulmün ve ifsadın karşısındayız."
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Numan Gökmen'e teşekkürler...
ERDEM-DEĞER-EYLEM ÜÇLEMESİ!
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ramazan etkinlikleri hakkında ne diyor?
* Millî Eğitim Bakanı diyor ki, bu genelge anayasal ve yasal dayanakları tam olan bir genelge.
* Bakan diyor ki; "Akademik başarı tek başına yetmez! Merhametli, vatansever, sorgulayan ve estetik duyarlılığa sahip bir nesil için Ramazan iklimini fırsata çevirmek gerekiyor."
* "Maarif Modeli"nin merkezindeki erdem-değer-eylem üçlemesinin kâğıt üzerinde kalmaması, hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.
* Bakan, bu etkinliklerin tek tip değil; öğrencinin yaşına ve okulun imkânlarına göre planlanmasını istiyor.
TATBİKİ ZOR AMA YAPARLARSA ALKIŞLAYACAĞIM!
Millî Eğitim Bakanlığı, yıllardır uygulanan taşımalı eğitim sistemini kökten değiştirebilecek mi? Keşke...
Plan gerçekleşirse şu olacak; köylerden ilçelere öğrencilerin taşınması yerine, öğretmenler köylere taşınacak!
* Bu modelin en önemli kazanımı, öğrenci sayısı azaldığı için kapanma riski taşıyan köy okullarının açık kalması olacak.
* İki milyon öğrenci yerine 15 bin öğretmen hareket halinde olacak!
* İlkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar, yaşadıkları sosyal çevreden ve ailelerinden kopmadan, kendi mahallelerinde eğitim alabilecek.
* Eğitimciler, bu durumun çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi için büyük önem taşıdığını belirtti.
* Bakanlık, öğretmenleri mağdur etmeyecek bir geçiş süreci planlıyor. Sistem, zorlamayla değil, gönüllülük esasıyla hayata geçirilecek.
* Böylelikle köylerde bir canlanma olacak. Köyler boşalmayacak, hatta şehirden köylere göçler hızlanacak.
Plan güzel ama tatbiki kolay değil!
Daha önce de eski Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer, köy okullarının açılacağına dair iddialı laflar etti ama sadece lafta kaldı.
Dediğim gibi tatbiki zor ama yaparlarsa buradan alkışlayacağım!
