Gulam Azam bu günleri görebilseydi…

Hak-Batıl mücadelesinde inişler olduğu kadar çıkışlar, kayıplar olduğu kadar kazançlar ve yenilgiler olduğu kadar zaferler de hep var olmuştur. İmtihan bu ya, bazen çilenin en dibine battığında dâhi, Allah (azze ve celle) bir selamet kapısı açar ve inananları felaha çıkarır. İslam tarihi bu gerçeği kanıtlayan nice örneklerle doludur. Bangladeş’te Müslümanlara yönelik zulümlerin zirve yaptığı bir dönemde Cemaat-i İslami’ye yakın bir isimle gerçekleştirdiğim röportajda O’na, “Bangladeş’teki bu ağır baskılarla nasıl başa çıkabiliyorsunuz?” beyanında bir soru sormuştum. Röportaj yaptığım kişi şu cevabı vermişti:

-Cemaat-i İslami’nin tebliğ yöntemi, Sevgili Peygamberimizin ortaya koyduğu yöntemdir. Cemaat-i İslami, İslam’ın özüne uygun çalışmalar yapmaktadır. Hatırlayacaksınız Peygamberimizin tebliğ aşamasında Mekke döneminin sıkıntıları ve Medine döneminin ferahlığı vardı. Cemaat-i İslami üyeleri de tebliğ mücadelesinde, çeşitli imkânlara sahip olabilecekleri gibi, imtihanların ve zor durumların da başlarına gelebileceği şekilde hazırlanıyorlar. Bu mücadelede her şeye hazırlıklı olmanın gerekliliğinin farkındalar. Cemaat-i İslami Müslümanları her şeyin Allah’tan geldiğini ve bütün mücadelenin Allah rızası için olduğunu biliyorlar ve bu ayete iman ederek çalışmalarını yapıyorlar.”

Asr-ı Saadet’ten anlamlı bir referans sunan bu sözlerden çok etkilenmiştim. Milli Gazete’de yayınladığımız bu röportajın daha geniş versiyonunu da ‘Hilal Coğrafyası’........

© Milli Gazete