Gulam Azam bu günleri görebilseydi…

Hak-Batıl mücadelesinde inişler olduğu kadar çıkışlar, kayıplar olduğu kadar kazançlar ve yenilgiler olduğu kadar zaferler de hep var olmuştur. İmtihan bu ya, bazen çilenin en dibine battığında dâhi, Allah (azze ve celle) bir selamet kapısı açar ve inananları felaha çıkarır. İslam tarihi bu gerçeği kanıtlayan nice örneklerle doludur. Bangladeş’te Müslümanlara yönelik zulümlerin zirve yaptığı bir dönemde Cemaat-i İslami’ye yakın bir isimle gerçekleştirdiğim röportajda O’na, “Bangladeş’teki bu ağır baskılarla nasıl başa çıkabiliyorsunuz?” beyanında bir soru sormuştum. Röportaj yaptığım kişi şu cevabı vermişti:

-Cemaat-i İslami’nin tebliğ yöntemi, Sevgili Peygamberimizin ortaya koyduğu yöntemdir. Cemaat-i İslami, İslam’ın özüne uygun çalışmalar yapmaktadır. Hatırlayacaksınız Peygamberimizin tebliğ aşamasında Mekke döneminin sıkıntıları ve Medine döneminin ferahlığı vardı. Cemaat-i İslami üyeleri de tebliğ mücadelesinde, çeşitli imkânlara sahip olabilecekleri gibi, imtihanların ve zor durumların da başlarına gelebileceği şekilde hazırlanıyorlar. Bu mücadelede her şeye hazırlıklı olmanın gerekliliğinin farkındalar. Cemaat-i İslami Müslümanları her şeyin Allah’tan geldiğini ve bütün mücadelenin Allah rızası için olduğunu biliyorlar ve bu ayete iman ederek çalışmalarını yapıyorlar.”

Asr-ı Saadet’ten anlamlı bir referans sunan bu sözlerden çok etkilenmiştim. Milli Gazete’de yayınladığımız bu röportajın daha geniş versiyonunu da ‘Hilal Coğrafyası’ kitabımın Bangladeş bölümünde ayrıntılı olarak kaleme almıştım.

Asya Kıtası’nın en yoğun Müslüman nüfusunu barındıran İslam ülkelerinden Bangladeş’te geçtiğimiz hafta gerçekleşen milletvekilliği seçimlerinde Cemaat-i İslami önemli bir başarı sağladı. Cemaat-i İslami Şefikur Rahman liderliğinde girdiği seçimlerde sandıktan 67 milletvekili çıkararak ülkenin ana muhalefet partisi oldu. 2013-2016 yılları arasında 5 lideri idam edilen, bir buçuk yıl öncesine kadar parti mensuplarına ağır işkenceler yapılan, parti büroları saldırıya uğrayan, hiç hak etmedikleri halde adeta bir terör örgütü muamelesine maruz bırakılan Cemaat-i İslami Partisi bugün Bangladeş’in ikinci partisi konumuna yükseldi.

Cemaat-i İslami’nin Onursal Lideri Gulam Azam 2014 yılında, cezaevinde vefat ettiğinde 92 yaşındaydı. Devrik Başbakan Şeyh Hasina Vecid, Gulam Azam gibi bir İslam münevverini, hiçbir zaman ispatını yapamadığı “vatana ihanet, insanlığa karşı suç” gibi asılsız ithamlarla yıllarca hapiste tuttu ve zindanda ölümüne sebep oldu. Gulam Azam’la birlikte, Cemaat-i İslami Hareketi’nin lider kadrosunda yer alan birbirinden kıymetli 5 İslam âlimi de Hasina rejimi tarafından idam edildiler.

O günler ufkun fevkalâde karanlık ve karamsar olduğu günlerdi. Sonra Bangladeş’in inançlı gençleri tağutları devirmek için canlarını feda ettiklerinde, diktatör Şeyh Hasina da arkasındaki İslam düşmanları da kahr-u perişan oldular. Bangladeş Müslümanları bir buçuk yıldır eski günlere kıyasla hem feraha hem de felaha kavuşmuş durumdalar. Gençlik devrimi Bangladeş Müslümanlarının yaşam konforunu artırdı, artık Müslümanların bir araya toplandığı sohbetler, toplantılar, mitingler polisler tarafından basılmıyor, dava adamları evlerinden gece baskınlarıyla alınmıyor, hapishaneye atılmıyorlar.

Böylesi bir özgürlük ortamında yapılan seçimlerde Cemaat-i İslami ana muhalefet partisi olma başarısını gösterdi. Cemaat-i İslami Partisi kurmayları, daha büyük başarı beklediklerini ve seçim hilelerine maruz bırakıldıklarını açıklasa da mevcut şartlarda alınan sonuç da gayet başarılı görünüyor. Bize bu başarıyı tebrik etmek düşer. Meclise giren milletvekillerinin bulundukları konumların hakkını vermesi durumunda bir sonraki seçimde Cemaat-i İslami’nin daha da başarılı sonuçlar aldığını görmemiz mümkün olabilir.

Merhum Gulam Azam, bugünlere şahitlik edebilseydi, ektiği tohumların meyve verdiğini görmek O’nu muhakkak ki çok mutlu ederdi, o halde yazımın son cümlelerini, bu güzide İslam liderinin cümleleriyle tamamlayayım, şöyle demişti asırlık çınar:

“Ben kendi işimi, görevimi yapmakla mükellefim, netice Allah’tandır. Bangladeş’i kendi ayakları üzerinde durabilen bir toplum halinde görebilecek miyim? Bunu bilmiyorum ama mücadelemi devam ettirmek zorundayım. Allah yolunda hareket ediyorsanız, endişelerinizi, meraklarınızı bırakınız. Siz işinizi tamamlayınız Allah size mutlaka yardım edecektir.”

Bangladeş’teki İslami mücadelede canlarını feda eden aziz şehitlerimize rahmetle.


© Milli Gazete