Ülkemiz 40 yıldan beri terörle mücadele ediyor. Ülkemizin böylesine uzun yıllar terörle mücadele etmesinin arkasında kimler ya da hangi ülkelerin olduğu da biliniyor. Yani, “FETÖ elebaşını ABD’de Biden saklıyor” demek olayın bir boyutunu gösteriyor. Çünkü FETÖ elebaşını Biden saklıyor demek eksik bir doğrunun ifadesidir. ABD gerek FETÖ elebaşına, gerek bölgemizdeki terör örgütlerine sadece Biden ile birlikte destek vermeye başlamış değil. PKK terör örgütünün kuruluşundan itibaren ABD, bu örgüte desteğini sürdürdüğü gibi yıllardan beri FETÖ elebaşı ABD’de korunup kollanıyor. Ayrıca pek çok AB ülkesi de terör seviciliğini sürdürüyor, ülkemizden kaçmak zorunda kalanlar AB ülkeleri ve ABD’de besleniyor, saklanıyor. Gerek ülkemize, gerek diğer İslam ülkelerine yönelik terör olaylarının arkasında hangi ülkelerin bulunduğunun bilinmeyen bir yanı yok. Çünkü terör sevici Haçlı-Siyonist ittifakı İslam dünyasını sömürmek için iç karışıklıkları körüklemeyi görev edinmiş durumda. Bunun yanında Siyonistlerin büyük İsrail kurma hayallerinin gerçekleşmesini İslam ülkelerinin parçalı yapısının devamında görenler, bu hedefe ulaşabilmek için dünya üzerinde her türlü birlikteliğe destek verirlerken İslam Birliği söz konusu olduğunda hemen ortak bir cephede buluşabiliyorlar.

Bir zamanlar dünya iki kutuplu haldeyken bir taraf sosyalist bloku, diğer kısım da kapitalist bloku oluşturdu. Bu birliktelik uzun yıllar devam etti. Sonuç olarak Sovyetler Birliği’nin dağılması ile bu ikili bölünme son buldu. Sanki birbirine düşmanmış görüntüsü verilen ikili blok aslında sadece İslam dünyasının birleşmesini engelleyeme, İslam ülkeleri arasında yeni ihtilaflar sokmaya yönelik faaliyetlerde birlikte hareket ettiler. Yani rahmetli Erbakan Hocamın, “Sağ-sol yok, hak-batıl var” değerlendirmesinin hayata yansıtılmasından ibaret bir kutuplaşma söz konusuydu.

Sanki iki düşman cephe oluşturulmuştu ki, olaya derinlemesine bakmayanlar sanki kapitalist dünyayı sosyalistlerden korumak, sosyalistler de kapitalistlerden korumak adına mücadele veriyorlardı. Bu sahte ve uydurma görüntü sebebiyle kendisini tehlikede hisseden ülkeler ya ABD’nin ya da sosyalistlerin kanatları altına sığınıyorlardı. Hâlbuki iki taraf da dünyayı sömürmek üzere arlarında anlaşmış, hatta sömürü konusunda birbirlerine destek veriyorlardı. Ne var ki, bu ikili oyun, uzun yıllar dünyanın sömürülmesine destek vermiş oldu.

Dünyanın pek çok ülkesinde ortaya çıkan bu kamplaşmada özellikle düşünen gençler kullanıldı, meydanlara sürüldü. Aynı ülkenin gençleri vatanı kurtarma adına birbirlerini öldürdüler. Aradan yıllar geçti, ülkeleri için mücadele ettikleri düşünülen her kesimden gençler toplanıp cezaevlerine dolduruldu. Yargılama, cezaevlerinde geçen yılların ardından dışarı çıktıklarında 30 yaşını çoktan geçmişlerdi. Ama ne tahsilleri bitmiş ne de bir meslek sahibi olabilmişlerdi. Oturup yaşadıklarını serinkanlılıkla değerlendirdiklerinde gördüler ki, sağcısı ABD, solcusu da Sovyetler Birliği’nin emperyalist emellerine hizmet etmişler. Ama geçen zaman geri gelmiyor. Hemen belirteyim ki, dünya üzerinde bugün de durum fazlaca değişmiş değil. Dünya düzeni bugün de sömürgecilere çalışıyor. Terör örgütlerinin arkasında hangi ülkelerin bulunduğu merak edildiğinde karşımıza yine ABD çıkıyor, Rusya çıkıyor, AB ülkeleri çıkıyor. Bu bakımdan ne var ki, bu sömürgecilerin bu defa ülkeleri maşa olarak kullandıkları terör örgütleri ile sömürdükleri ortada. Bu bakımdan bugün yapılması gereken, ülkemize yönelik terör faaliyetlerinin arkasında hangi ülkelerini bulunduğunun tespiti değil, bu terör destekçisi ülkelere karşı nelerin yapılacağının tespiti ve özellikle de mazlum ülkelerin vakit geçirmeden birlik oluşturabilmeleri önem kazanıyor. Bu yapılmadığı sürece istediğiniz kadar sömürgecileri terör sevicilikle suçlayın, bu hallerini yüzlerine vurun, değişen bir şey olmayacaktır. Çünkü onlar bununla besleniyorlar.

QOSHE - Terör Destekçisi Ülkeleri Bilmeyen Var Mı? - Abdülkadir Özkan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Terör Destekçisi Ülkeleri Bilmeyen Var Mı?

1 0 0
14.11.2022

Ülkemiz 40 yıldan beri terörle mücadele ediyor. Ülkemizin böylesine uzun yıllar terörle mücadele etmesinin arkasında kimler ya da hangi ülkelerin olduğu da biliniyor. Yani, “FETÖ elebaşını ABD’de Biden saklıyor” demek olayın bir boyutunu gösteriyor. Çünkü FETÖ elebaşını Biden saklıyor demek eksik bir doğrunun ifadesidir. ABD gerek FETÖ elebaşına, gerek bölgemizdeki terör örgütlerine sadece Biden ile birlikte destek vermeye başlamış değil. PKK terör örgütünün kuruluşundan itibaren ABD, bu örgüte desteğini sürdürdüğü gibi yıllardan beri FETÖ elebaşı ABD’de korunup kollanıyor. Ayrıca pek çok AB ülkesi de terör seviciliğini sürdürüyor, ülkemizden kaçmak zorunda kalanlar AB ülkeleri ve ABD’de besleniyor, saklanıyor. Gerek ülkemize, gerek diğer İslam ülkelerine yönelik terör olaylarının arkasında hangi ülkelerin bulunduğunun bilinmeyen bir yanı yok. Çünkü terör sevici Haçlı-Siyonist ittifakı İslam dünyasını sömürmek için iç karışıklıkları körüklemeyi görev edinmiş durumda. Bunun yanında Siyonistlerin büyük İsrail kurma hayallerinin gerçekleşmesini İslam ülkelerinin parçalı yapısının devamında görenler, bu hedefe ulaşabilmek için dünya üzerinde her türlü birlikteliğe destek verirlerken İslam Birliği söz konusu olduğunda hemen ortak bir cephede........

© Milli Gazete


Get it on Google Play