Bugün bazı gazetelerde yer alan birkaç haberi kısaca aktarmak istiyorum. Maksadım sadece haberleri okuyup ya da TV ekranlarında dinleyip geçmek yerine üzerlerinde düşünmek gerektiğine vurgu yapmak. Çünkü daha önce de bu köşede dikkat çekmeye çalıştığım gibi toplum her an patlamaya hazır bombaya dönmüş durumda. Toplumu bu noktaya neyin ya da nelerin getirdiğini düşünüp bulmak lazım ki, sorunların çözümü için üzerlerine gidilebilsin.

İlk haberin başlığı, “Uyuşturucu kullanımı 10 yaşa kadar düştü”, üst başlık ise, “Metamfetamin, gençlerin hayatını karartıyor” şeklindeydi. Elbette uyuşturucu sadece gençlerin hayatını karartmıyor. Anne babaların da hayatını karartıyor. Özetle ülkemiz adeta bir uyuşturucu alanına dönmüş durumda. Sık sık tonlarla ifade edilen uyuşturucu yakalandığı haberleri de bunu gösteriyor. Çünkü uyuşturucu bağımlılığı sadece genç yavrularımızın hayatını karartmıyor, aile üyelerinin birbiri ile bağlarını kesiyor, özellikle bağımlı gençler evlerinden kopuyor, aile bağları yok oluyor, bırakın aile bağlarının yok olmasını, anne babalarına düşman haline geliyorlar. Böyle bir ailenin fertlerinin huzurlu olması, bir arada bulunmaları mümkün olabilir mi? Özetle diyebiliriz ki, zaten giderek yok olan ailelerin sebebi, yakın zamana kadar evlenme yaşının yükselmesi, boşanmaların hızlı bir şekilde artması ile izah ediliyor ama bir türlü derde derman olacak bir çare de bulunamıyordu. Aile bağlarının zayıflaması ve dağılması arasında yakın zamana kadar, artan uyuşturucu bağımlılığı sayılmıyordu. Ancak gerçekten toplumda uyuşturucu kullanımı 10 yaşa kadar düşmüş ise bu konunun ciddiyetle üzerinde durulması gerekiyor. Toplum olarak konu üzerinde düşünmeliyiz ki, yönetimler oluşan hassasiyet sebebiyle bu alanda atılması gereken adımları daha ciddi olarak ele alsınlar.

Bir başka haberin üst başlığı, “Küçük Kaan site bahçesinde öldürüldü”. Başlık ise, “Maganda kurşunu arabasında vurdu” şeklindeydi. Haberin özeti ise şöyleydi:

“Ablasının arabasında gezdirdiği bir yaşındaki Kaan, nereden geldiği anlaşılamayan kurşunun hedefi oldu.”

Hemen belirteyim ki, bu tür olaylar yılda bir kere falan olmuyor. Bazen asker uğurlama, bazen bir düğün merasiminde benzer olaylar yaşanıyor. Ne var ki, toplumda sanki böylesine serseri kurşunlarla hayatını kaybedenlerle ilgili haberler okunup ya da dinlenip geçiliyor. Toplumda ciddi bir tepki oluşmuyor. Böyle olunca da kısa sürede olay unutuluyor, benzer olaylar gündeme gelmeye devam ediyor. Bu noktada ne gibi tedbir alınacağı sorusu akla gelebilir. Sanıyorum ilk yapılması gereken, bu tür serseri kurşunlar sebebi ile insanların ölümüne yol açanlara verilecek cezalar ağırlaştırılabilir. Hatta idam cezasının tartışılması gündeme getirilebilir. Kısacası birtakım densizlerin yaptığı, yanlarına kalmamalı.

Tüylerimi diken diken eden bir diğer haber ise medyada, “Önce yakmak istemişler” başlığı atında yer aldı. Haber özetle şöyleydi:

Gaziantep’te kayıp olarak aranırken cesedi derin dondurucuda bulunan 3 yaşındaki Nazlı Eray’ın cesedi babasına teslim edilmiş. Haberin detayını vermeyi doğru bulmuyorum. Çünkü görünen o ki; işin içinde bir yasak ilişki de var. Maksadım sadece bu tür olaylar üzerinde toplum olarak hassasiyetle durulmasını sağlamaya yardımcı olmak. Yoksa ipin ucu kaçıyor. Çünkü söz konusu gazetede aynı sayfada bu haberin hemen yanı başında, “Kardeşini öldürüp intihar süsü verdi” başlıklı bir başka haber vardı. Bu bakımdan yaşananları, herkes patlamaya hazır bomba gibi şeklinde değerlendirmek bile yeterli değil. Çünkü hemen her gün bir yerde bombalar patlamaya, günahsız yavrular hayatını kaybetmeye devam ediyor.

QOSHE - Haberler, Herkesi Düşünmeye Zorlamalı - Abdülkadir Özkan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Haberler, Herkesi Düşünmeye Zorlamalı

6 0 0
30.09.2022

Bugün bazı gazetelerde yer alan birkaç haberi kısaca aktarmak istiyorum. Maksadım sadece haberleri okuyup ya da TV ekranlarında dinleyip geçmek yerine üzerlerinde düşünmek gerektiğine vurgu yapmak. Çünkü daha önce de bu köşede dikkat çekmeye çalıştığım gibi toplum her an patlamaya hazır bombaya dönmüş durumda. Toplumu bu noktaya neyin ya da nelerin getirdiğini düşünüp bulmak lazım ki, sorunların çözümü için üzerlerine gidilebilsin.

İlk haberin başlığı, “Uyuşturucu kullanımı 10 yaşa kadar düştü”, üst başlık ise, “Metamfetamin, gençlerin hayatını karartıyor” şeklindeydi. Elbette uyuşturucu sadece gençlerin hayatını karartmıyor. Anne babaların da hayatını karartıyor. Özetle ülkemiz adeta bir uyuşturucu alanına dönmüş durumda. Sık sık tonlarla ifade edilen uyuşturucu yakalandığı haberleri de bunu gösteriyor. Çünkü uyuşturucu bağımlılığı sadece genç yavrularımızın hayatını karartmıyor, aile üyelerinin birbiri ile bağlarını kesiyor, özellikle bağımlı gençler evlerinden kopuyor, aile bağları yok oluyor, bırakın aile bağlarının yok olmasını, anne babalarına düşman haline geliyorlar. Böyle bir ailenin fertlerinin huzurlu olması, bir arada bulunmaları mümkün olabilir mi? Özetle diyebiliriz........

© Milli Gazete


Get it on Google Play