Cumartesi günü bu köşede çıkan yazımın başlığı “Millî Görüş coşkusuna ihtiyacımız var” şeklindeydi. Saadet Partisi’nin 8. Olağan Kongresi hem bu temennime cevap oldu hem de beni yıllar öncesi yaşadığım kongrelere götürdü. Diyebilirim ki oturduğum yerde geçmişe dönük hayallere daldım. Çünkü Millî Görüş hareketi her zaman bir inancın temsilcisi olmuş, şartlara göre inişler, çıkışlar yaşayan bir hareket olmadı, idealistler topluluğu olmuştur. Bu haliyle de ülkenin ihtiyaç duyduğu her dönemde Millî Görüşçüler kişisel isteklerini bir kenara bırakarak, ideallerinin peşinde üzerlerine düşeni yapmışlardır. Bu bakımdan dünkü kongreye hâkim olan heyecan, ülkemizin içine yuvarlandığı ayrıştırıcı ve değersizleştirici birtakım söylemlerden medet umanların toplumu daha fazla kandıramayacaklarının bir işareti olarak yansıdı.

Bu bakımdan diyebilirim ki; ülkemiz Millî Görüş hareketindeki coşku ülkeye hizmet konusunu da ortaya koyacak, hayatın her alanında yaşanan sıkıntılar ve eksikliklerden, bunun da ötesinde birtakım değerlerin istismar edilişinden Millî Görüşçülerin dün sahaya yansıttıkları coşku ve heyecan ile gereken cevabı almışlardır diye düşünüyorum.

Bu arada özellikle dikkat çekmek istediğim bir başka husus ise Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Bey’in konuşması sırasında Erbakan Hocamın emanetinin emin ellerde olduğunu hissettim. Ayrıca gördüm ki, Erbakan Hocam geriye davasını teslim edebileceği bir kadro bırakmış. Bu ise ister istemez lazım olan heyecan ile birleşince insan geleceğe daha bir ümitle bakabiliyor. Bunun da ötesinde Genel Başkan Karamollaoğlu, yaptığı konuşmada, ülkenin tüm sorunlarını tek tek ortaya koyarken, bunların çözümlerini de sıraladı. Bu arada Millet İttifakı’na yönelik iktidar kanadından gelen asılsız eleştireler, daha doğrusu iftiralara da çok net cevaplar verdi. Ülkenin içine yuvarlandığı kamplaştırmadan kurtuluşunun sağlanması, herkesin inandığı gibi yaşamasının önünü açmak için Millet İttifakı’nın oluşturulduğunu, ülkeyi bir yığın iç, dış ve sosyal sorunların içine yuvarlayanlardan kurtuluşunun sağlanması için oluşturulduğuna dikkat çekti.

Diyebilirim ki, Temel Bey konuşmasında Millet İttifakı içinde Saadet Partisi’nin bulunmasına yönelik gelen tüm iddiaları geçersiz kıldı. Bu arada daha sonra bir konuşma yapan Recai Kutan ağabey, Millî Görüş’ün anlam ve ülkenin neden ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Özellikle de “Millî Görüş’e hizmet edenler harekete bir değer katmazlar ama bu harekete hizmet ettikleri için kendileri şeref kazanırlar” diyerek meseleyi özetlemiş oldu.

Kısacası dün gerçekleştirilen Saadet Partisi Kongresi, ülkenin dört bir köşesinden Ankara’ya gelmiş binlerce Millî Görüşçü ile muhteşem bir görüntü oluşturdu. Bunun yanında salonun içinde ve dışında katılanların oluşturduğu coşku ise gerçekten görülmeye ve yaşanmaya değerdi. Bu bakımdan geçmişten geleceğe uzanan Millî Görüş hareketinin günümüzdeki temsilcisi, dimdik ayakta olduğunu, Erbakan Hocamızdan devraldıkları emaneti sonuna kadar taşımakta kararlı olduklarını gösterdiler. Bu da insanımızın ihtiyaç duyduğu Millî Görüş hareketinin coşkusunun yeniden hayata geçmiş olduğunu, coşkunun daha da artarak devam ettiğini gösterdi. Dileğim; bu coşkunun devam edip gitmesidir. Çünkü coşku olmadan idealistlik fazla bir işe yaramaz. Ancak coşku ideal ile birleşince bundan hem toplum hem de ülke fayda görecektir. Bu bakımdan önümüzdeki seçimlerde bu coşkunun devam etmesi, ülkemizin ihtiyaçlarına cevap vermek bakımından faydalı olacaktır.

QOSHE - Geleceğimizin Teminatı Millî Görüş - Abdülkadir Özkan
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Geleceğimizin Teminatı Millî Görüş

2 0 2
31.10.2022

Cumartesi günü bu köşede çıkan yazımın başlığı “Millî Görüş coşkusuna ihtiyacımız var” şeklindeydi. Saadet Partisi’nin 8. Olağan Kongresi hem bu temennime cevap oldu hem de beni yıllar öncesi yaşadığım kongrelere götürdü. Diyebilirim ki oturduğum yerde geçmişe dönük hayallere daldım. Çünkü Millî Görüş hareketi her zaman bir inancın temsilcisi olmuş, şartlara göre inişler, çıkışlar yaşayan bir hareket olmadı, idealistler topluluğu olmuştur. Bu haliyle de ülkenin ihtiyaç duyduğu her dönemde Millî Görüşçüler kişisel isteklerini bir kenara bırakarak, ideallerinin peşinde üzerlerine düşeni yapmışlardır. Bu bakımdan dünkü kongreye hâkim olan heyecan, ülkemizin içine yuvarlandığı ayrıştırıcı ve değersizleştirici birtakım söylemlerden medet umanların toplumu daha fazla kandıramayacaklarının bir işareti olarak yansıdı.

Bu bakımdan diyebilirim ki; ülkemiz Millî Görüş hareketindeki coşku ülkeye hizmet konusunu da ortaya koyacak, hayatın her alanında yaşanan sıkıntılar ve eksikliklerden, bunun da ötesinde birtakım değerlerin istismar edilişinden Millî Görüşçülerin dün sahaya yansıttıkları coşku ve heyecan ile gereken cevabı almışlardır diye........

© Milli Gazete


Get it on Google Play