menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Arz-ı Mevud - 3

4 0
latest

Peki, gerçekte vaat edilmiş topraklar var mı?

Aslında Musa as kavmine: “Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin…” (Maide/21) diye Rabbinin emrini bildirmişti. Ancak ayetin devamında “…Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz.” diye buyrulmuş.

Peki, bu topraklar neresidir ve İsrailoğulları, emri yerine getirdiler mi? Şimdi bu soruya cevap arayalım. Tabi biz Kur’an’ı Kerim’in bildirdikleriyle konuya ışık tutmaya çalışacağız. Bu arada Tevrat ve İncil’den de yeri geldikçe öğretilere yer vereceğiz.

İsrailoğulları'nın Yakub as’ın soyundan geldiklerini ifade etmiştik. Yakub as’ın dört hanımı ve on iki oğlu vardı. En küçük hanımından Yusuf ve Bünyamin dünyaya gelmişti. Yakub as’ın Yusuf’a daha çok sevgi göstermesi diğer oğullarını kıskançlığa sürüklemiş ve bu durum, onların Yusuf’u kuyuya atmalarına neden olmuştu.

Yusuf’u kuyudan bir kervan çıkarıp, Mısır’a götürmüş ve orada köle olarak satmıştı. İleride peygamberlik de verilecek olan Yusuf, zamanla kölelikten-Mısır Kralı’nın hazinelerden sorumlu yardımcılığına kadar yükselir. Daha sonra Babasını ve kardeşlerini aileleriyle birlikte getirip, Mısır’a yerleştirir. Kur’an’da Yusuf Suresi’nde bu mevzu geniş olarak yer bulmaktadır.

İsrailoğulları’nın Mısır serüvenleri

Yusuf as dönemi ve sonrasında Allah’a layıkıyla kulluk ettiler. Zamanla Mısır’da krallık dönemi son bulmuş ve firavunlar dönemi başlamıştır. Yusuf as’dan sonra yaklaşık dört yüz yıl geçmiş ve bu süre içerisinde İsrailoğulları nüfusu da oldukça artmıştır. Bu durum, ileride Mısır yönetimini tehdit eder endişesiyle firavunları bir takım tedbirler almaya sevk eder. O nedenle onları ağır işlerde çalıştırarak köleleştirirler.

Tabi firavunların endişesi de yersiz değildir… Dönemin Firavun’unun gördüğü bir rüyayı kâhinler, İsrailoğulları’ndan yeni doğacak bir çocuğun firavun saltanatına son vereceği şeklinde yorumlarlar. Bu defa İsrailoğulları’nın yeni doğan erkek çocukları öldürülmeye başlanır.

Firavunun saltanatına son verecek çocuk

Mısır’da İsrailoğulları’na ‘Sıpti’ yerli halka da ‘Kıpti’ deniyordu. Sıptilerden bir anne, yeni doğan çocuğunu öldürmesinler diye bir sepet içinde Nil’e bırakır. Sepet, ileride Firavun’un adamlarına rast gelir ve onu saraya götürürler. Bu hadise Kur’an’ı Kerim’de şöyle geçmektedir: ‘Mûsa’nın annesine; “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız.” diye ilham ettik.’

Musa, Firavun’un sarayında büyüyecektir. Gençlik çağlarına geldiğinde bir vesile kendisinin İsrailoğulları soyundan olduğunu öğrenir. Bir vakit şehirde bir kıptinin bir sıptiye eziyet ettiğini görür ve istemeden kıptinin ölümüne sebep olur. Bundan dolayı Mısır’ı terk ederek Medyen şehrine gider. Orada Medyen halkına gönderilmiş olan Şuayib peygamberle tanışır. Takriben on yıl burada kalır ve Şuayib as’ın kızıyla evlenir. Daha sonra Mısır’a, halkının yanına dönmek üzere Medyen’den ayrılır.

İsrailoğulları’nın özel tanrısı, Rab Yahve

Musa ailesiyle birlikte Sina’dan geçerken Tur-i Sina’da bir ateş görür. Ailesini bulunduğu yerde bırakarak, ateş getirmek üzere oraya gider… Aslında bu........

© Milli Gazete