We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İdealist İttihatçı Bir Muallim Selim Sırrı Tarcan(Hatırat) (1)

2 0 0
11.02.2019

Hatıratlar yazıldığı döneme ait önemli tarihi vesikalardır. Elbette yüzde yüz doğru değillerdir ancak tarih yazımında ve yazanın penceresinden dönemi görmek açısından kıymetlidir.

Erhan Çifci, son dönemde unutulmuş hatıratları derleyerek gün yüzüne çıkarmakta ve böylece meraklısı okuyuculara sunmaktadır. Tarihten rol model almak isteyen gençlere ve dönemi yaşayanlarının dilinden okumak isteyenlere önemli bir fırsat sunmaktadır. Kutü’l- Amare Kahramanı Halil Kut Paşa’nın anılarından sonra Selim Sırrı Tarcan’ın da hatıratını derlemiştir.

Selim Sırrı Tarcan, çok yönlü kişiliği ile dikkat çeken bir şahsiyettir. Ancak Tarcan’ın elini attığı işlere bütün dikkat ve gayretinin vererek o alanda en iyisini yapmaya çalışması onu başarılı kılan en önemli faktörlerden biridir. Tarcan, tuttuğunu koparan cinsten diyebileceğimiz bir insandır. Tarcan aynı zamanda girişimci bir kişiliktir, reddedilse de kendi imkânları çerçevesinde mücadelesini veren biridir. Hatıralarını kaleme alırken sanki dışarıdan bir gözle yazar gibi kendi içinde eleştirilerini de barındırmaktadır.

Çocukluk dönemi ‘yaramaz’ diyebileceğimiz bir şekilde geçen Tarcan bu dönemde pek çok macera yaşamıştır. Zorluklar içerisinde geçen çocukluğunda kendisine örnek aldığı Jimnastik öğretmeni Faik Bey hayatının daha sonraki kısmının şekillenişinde büyük bir pay sahibidir. Küçük yaşta babasını kaybeden Tarcan’a babasından miras olarak yalnız “anama yazdığı son mektupla bir de türkü…”(s. 19) kalmıştır. Çocukluğunun bir kısmını dayısının yanında geçiren Tarcan’ın hitabetinin gelişmesinde ve yazar kişiliğinin oluşmasında dayısının payı olduğunu şu satırlarda görmek mümkündür: “Şair olan dayım beni de aynı yolun yolcusu yapmaya özenirdi. Bana, tek kelimesinin anlayamadığım halde, Tuhfe- i Vehbi’den beyitler ezberletirdi. Bunları yüksek sesle başkalarına okur; bu papağanlığım şerefine herkesin takdirini ‘aferin, maşallah!’ sözleriyle toplardım.” (s. 21)

Bin bir zorlukla kayıt yaptırdığı Galatasaray Lisesi’nde Jimnastik öğretmeni Faik Bey’in kaslarını görür görmez adeta büyülenir. Dersinde gösterdiği gayreti ile hocasının kısa sürede dikkatini çekmiştir. O dönem Galatasaray Lisesi her sınıfın birincilerine mükâfat vermektedir. Kendisinin ‘yaramazlık’ yapmaktan pek vakti........

© Milli Devlet