We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türk’süz 19 Mayıs ruhu ve tarih şuuru

2 0 0
26.05.2019

“Benim yaratılışımda fevkalade olan bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedî olduğunu göstermelidir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Bu yıl Türk milleti için önemli bir yıl. Güzel vatanımızı işgal edenlere karşı Atatürk’ün millî mücadele için Samsun’a çıkışının 100’üncü yılı. 1919 öyle zor ve zorlu geçmiş ki Aytmatov’un “Gün olur asra bedel” dediği gibi, her günü neredeyse asra bedel bir yıl olmuştur.

“Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikedir.” diyen bir avuç kahraman, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” inancıyla bütün vatan sathına haber salarlar. Önce Erzurum sonra Sivas Kongresi toplanır. İstiklâl manifestosu haykırılır. Bir heyet oluşturulur.

Yılın sonunda, 27 Aralık 1919’da ise Ankara’ya varılır. Seğmen alayı çıkmış, Bayrak kaldırılmıştır. Türk milleti istiklâline ve hürriyetine sahip çıkmıştır.

Türk milleti büyük acılara katlanır. Büyük badireler atlatılır. Nihayet 29 Ekim 1923 bağımsız Türk Devleti dünyaya ilan edilir. İşte her günü asra bedel olan 4 yıl 5 ay 10 günlük zamanın başlangıcı 19 Mayıs’tır.

19 Mayıs 2019, ‘Biz’ kimiz?

Türk milleti yüzüncü yılın önemini biliyordu. On binlerce kişi bayrağını alıp Samsun’a koştu. Devlet de oradaydı. Törenler görkemliydi. Ama çok önemli bir husus gözden kaçtı. Yapılan konuşmalarda, okunan şiir ya da marşlarda Türk adı neredeyse hiç geçmedi.

Televizyonlardan canlı yayınlanan törende yapılan; gençlik adına bir kız öğrencinin konuşmasında da, Gençlik ve Spordan Sorumlu Bakanın konuşmasında da, Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında da, Türk adı geçmedi.

Cumhurbaşkanı konuşmasında: “Bizim geleneğimizde devletin ismi ve yöneticileri değişir ama ona ebet müddetlik vasfı veren anlayış hep baki kalır. Devleti ebet müddet milletin bizatihi kendisidir. Dolayısıyla aslında ismi, bayrağı, coğrafyası değişmiş olsa da bizim devletimiz hep tektir. Cumhurbaşkanlığı Forsu, işte bu kadim tek devlet anlayışının remzidir.” dedi. Bu cümleler tarihin devamlılığını belirtme açısından ele alınırsa haklı ve doğru cümlelerdir. Ama buradaki en önemli ayrıntı “Biz kimiz?” sorusunun cevabıdır.

Bu konuşmadaki ‘biz’den kimin kast edildiğini anlayabilmek için başka konuşmalara bakmak gerekir. Cumhurbaşkanı’nın, Samsun’daki törenden iki gün sonra, TBMM’de bütün dönem milletvekilleri ile birlikte olduğu iftarda yaptığı konuşmasında; Türkiye’nin bugün güvenlikten ekonomiye her alanda........

© Milli Devlet